Stockholm Sokakları, Viking Line ve Baltık Denizi

Baltık Denizi eskiden beri ilgimi çeken yerlerden birisi olmuştu, ancak bugüne kadar gidip görememiştim. Bir toplantıyı bahane ederek Ağustos ayının son on günü içerisindeki zamanları burada geçirmeye karar verdik. Toplantıdaki konuşmalarımızın yanı sıra Gamla Stan’ın ara sokaklarında, Vaasa’nın karanlık salonlarında ve Baltık’taki adaların arasında muhteşem manzaralarla geçen gemi yolculuğunda üç arkadaş çok keyifli bir Stockholm-Helsinki gezisi yapmış olduk.

20150822_110147

İlk iki gün kaldığımız otelin konumu Stockholm’ü tepeden gören çok güzel bir manzaraya sahipti, öyle ki Fjällgatan adı verilen bu sokak turistik gezilerde özel olarak ziyaret edilen noktalar arasında yer alıyormuş. Bu yol boyunca sahilden ilerledikten sonra Stockholm’ün en eski ve turistik bölgesi Gamla Stan’a ulaştık. Gamla Stan, Stockholm’ün tam ortasında küçük bir ada. Eski başkentleri yağmalandıktan sonra Vikingler tarafından bir sığınak özelliğine sahip konumu nedeniyle yerleşim yeri olarak tercih edilmiş. Dar ara sokakları, tarihi ve renkli binaları, Nobel müzesi ve kraliyet sarayıyla Stockholm’ün en ilgi çekici bölümü. Dolayısıyla da birçok hediyelik eşya dükkânı ve restoran da yer alıyor.

IMG_6036

Daha sonra feribotla Djurgarden adasına geçtik. Burası Stockholm’ün en yeşil bölgesi ve içerisinde Gröna Lund isimli bir de lunapark yer alıyor. Her ne kadar çok enteresan ve değişik aletler barındırsa da bunlara sadece uzaktan bakmakla yetinebildik (arkadaşlarımı binmeye ikna edemedim maalesef :) ). Onun yerine biz de Vaasa müzesine gittik. İçerisinde 1628 yılından kalma bir gemi kalıntısı olan bu müzeye ilk girdiğinizde geminin ihtişamlı büyüklüğü sizi derinden etkiliyor. Üzerinde çok ince detaylarla ayrıntılı bir şekilde işlenmiş figürlere sahip olan bu gemi ilk yola çıktıktan kısa bir süre sonra batmış ve enkazı da çok sonraları ortaya çıkarılabilmiş. Geminin tüm detaylarının ve içerisindeki yaşamın sergilendiği bu karanlık müze Stockholm’de mutlaka görülmesi gereken yerlerden birisi. Müzeden çıkıp yemyeşil çayırlara kendimiz attıktan sonra bir de çay içelim dedik ama üç çayın 117 kron tutacağını düşünemezdik tabii ki, o yüzden biz de çayları içtiğimiz koltukların hakkını vermeden bırakmadık.

20150822_160835

Ertesi gün toplantının düzenleneceği Viking Line gemisi Mariella’ya doğru yola koyulduk. Bu gemi, devasa bir cruise gemisi ve içerisinde kalacak odalar, konferans salonları, yeme-içme ve eğlence bölümleri yer alıyor. Dünyanın değişik yerlerinden toplantıya katılmak için gelmiş yüzlerce insan gemiye binmek üzere sıraya girmişti. Toplantı başladıktan sonra akşamüzeri gemi hareket etti ve Stockholm’ün çevresindeki adalar ve Baltık Denizi boyunca muhteşem manzaralar eşliğinde yolculuk başladı. Geminin dış güvertesine çıkıp manzarayı izlemek hayatta yaşanabilecek en keyifli deneyimler arasında yer alıyor bence.

IMG-20150830-WA0000

20150823_183802

20150823_184227

Akşam gemideki odalarımızda kaldıktan sonra sabah uyandığımızda gemi hala yoluna devam ediyordu ve biz masmavi bir denizin ortasında hareket halinde sabah kahvaltımızı yapıyorduk. Öğleden önce gemi Helsinki’ye vardı ve bir süreliğine burayı gezebilmek için vaktimiz oldu. Gemiden iner inmez Uspenski katedrali ile karşılaştık. Çok güzel bir görüntüsü olan bu katedral maalesef pazartesi günleri kapalıymış, o yüzden sadece dışından bakıp fotoğrafını çekebildik. Sonrasında limanda yerel ürünler ve hediyelik eşyalar satılan bir pazara rastladık. Yolun devamında ise Helsinki sakinlerinin açık havalarda güneşlenmek için kullandıkları yemyeşil Esplanadi parkı vardı. Biraz yürüdükten sonra ise Kamppi şapeline ya da diğer adıyla Chapel of Silence’a ulaştık. İçine girip sessizliğin tadını çıkarabiliyorsunuz, dışarıdan da oldukça ilginç bir görünüme sahip. Geminin kalkış saati yaklaştığı için Helsinki gezimizi burada noktalayıp gemiye geri döndük.

uspenski and the ship

chapel of silence

Sunumlarımızı yapıp, yemeklerimizi yiyip, odalarımızda uyuyup deniz yolculuğunun tadını çıkardıktan sonra Stockholm’e geri döndük. Viking Line gemisinden ayrılıp son geceyi geçireceğimiz hostele vardık. Ancak bu hostel de hiç hareket etmeyen ve kıyıda sadece konaklamak için kulanılan başka bir gemi idi. Son gün Gamla Stan’da gezinip Götgatan caddesinde (Stockholm’ün elit adası Södermalm’ın en popüler caddesidir) kısa bir tur attıktan sonra kazayla yolu kaybedip Gondolen’in tepesine çıktık. Burası Stockholm’üm her yanını tepeden görebileceğiniz, binaların dışına doğru uzanmış yapay bir çıkıntı ve buradan gece manzarası da oldukça etkileyiciydi.

IMG_6360

Ertesi sabah geri donüş yolculuğu için yola çıktık ve yol üzerinde Santa Clara kyrka kilisesine kısa bir ziyaret yapmayı da ihmal etmedik. Böylelikle mutlu zamanlar geçirmiş ve güzel anılar biriktirmiş olarak yolculuğumuzu sona erdirdik. Özellikle yaz aylarında Stockholm’ü, Baltık Denizini ve Helsinki’yi kapsayan bir turu fırsatı olanlara öneririm, ama yanınızda çok seveceğiniz arkadaşlarınız da olmalı.

Reklamlar
Bu yazı Kategorisiz içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s