Toba Süpervolkanı, Genetik Şişeboynu, Io’nun Sülfür Sütunları

Aktif gezegenleri durağan gezegenlerden ayıran en önemli özelliklerin başında tektonik hareketler ve volkanik aktiviteler gelir. Gezegenin iç kısmındaki soğumamış aşırı sıcak madde yüzeydeki ince kabuğu delerek dışarıya çıkmaya çalışır. Böylelikle iç kısımdaki farklı gazlar atmosfere katkı yaparak dinamik bir döngü ve kalıcı bir atmosferin var olmasına neden olur. Volkanik aktivitelerin düzeyleri püskürttükleri gaz ve kül miktarlarına göre belirlenir. Gezegenin kabuğunun ortalama kalınlığını delmek için yeterli basınca sahip sıcak madde ortalama bir volkanik aktiviteye yol açar. Fakat, bazı durumlarda içerden gelen sıcak madde kabuğun sert bir noktasına denk gelir ve onu delmeyi başaramaz. Zamanla biriken basınçla birlikte sonunda kabuk delindiğinde ise olağandışı şiddette bir süpervolkan meydana gelir.

supervolcano

Dünya tarihinin bazı dönemleri, bu tür süpervolkanların varlığına şahit olmuştur. Bunların en büyüklerinden birisi ise bundan yaklaşık 74 000 yıl önce Endonezya’da patlayan Toba volkanı idi. Bu patlama ortalama bir volkanın 100 katı gaz ve kül atmosfere püskürtmüştü. Atmosferdeki bu maddeler Güneş ışınlarının gelişlerini engellemiş ve ortalama sıcaklıkların 3-5 derece düşmesine neden olarak bir volkanik kış dönemini başlatmıştı. Yaklaşık 1000 yıla yayılan bir dönemde Dünya yüzeyinde soğuma meydana gelmiş, Toba volkanından püsküren küller tüm Dünya yüzeyine yayılan bir kül tabakası meydana getirmiş ve bitki ve hayvan yaşamı üzerinde ciddi etkiler bırakmıştı.

toba

Toba volkanının yol açtığı düşünülen en önemli sonuçlardan birisi ise insan türünün genetik çeşitliliğinin azalmasına neden olması. Bu dönemde gerçekleşen iklimsel değişiklik nedeniyle yeryüzündeki toplam insan sayısının 3 000 ile 10 000 arasına düştüğü sanılıyor. Bu da, sonraki nesillerin tamamının Toba’dan kurtulan az sayıdaki insanın torunları olduğu ve günümüzdeki göreli genetik çeşitlilik azlığının bundan kaynaklandığı sonucuna götürüyor. Bu hipotez tam olarak kanıtlanamamış ve üzerinde bazı şüpheler bulunuyor olsa da ‘genetik şişeboynu’ adı verilen bu yaklaşım diğer açıklamalara göre daha fazla kabul görüyor. Fakat bu genetik şişeboynu yaklaşımının mitokondriyal DNA ile ilgili bazı varsayımlardan kaynaklı bir yanılgı olabileceği de ileri sürülen düşünceler arasında.

genetic bottleneck

Bütün bu volkanlara ve süpervolkanlara rağmen Güneş Sisteminin volkanik olarak en etkin cismi Dünya değil. Mars’ta, Venüs’te ve hatta Ay’da geçmişte volkanik aktiviteler olmuş olmasına rağmen günümüzde bu gezegenler durağan durumda. Ancak Jüpiter’in en iç yörüngedeki uydusu olan Io, yüzeyinden fışkıran ve kilometrelerce uzanan sülfür ve sülfür dioksit sütunları püskürten volkanlarıyla Güneş Sisteminin en aktif cismi. Bu volkanik etkinlik, uydunun yörüngesinin oldukça eliptik olmasından kaynaklanıyor. Jüpiter’e en yakın ve en uzak olduğu noktalarda Jüpiter’in uyguladığı kütleçekim kuvvetinin farklılığı uydunun iç yapısı üzerinde gerilimlere yol açarak dev volkanlara neden oluyor.

io

Gezegen yüzeylerindeki yaşamın ilk aşamaları, volkanik aktivitelerin ürettiği atmosferik gazlar tarafından destekleniyor olsa da sonraki aşamalarda bunlar zarar verici olabiliyor. Ancak, yaşam yalnızca volkanizmle ilgili değil, bunun için başka şeylere de ihtiyaç var, bu nedenle en aktif Io’da yaşam yokken Dünya’da yaşam oluşup çeşitlenebiliyor.

Reklamlar
Bu yazı Kategorisiz içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s