Anadolu’nun Ana Tanrıçası – Kybele

Doğa’nın güçlerine ve belirsizliklerine karşı bir koruma sağlayabilme düşüncesi, antik insan toplumları için çoklu tanrı inaçlarının ortaya çıkmasına neden olmuştu. Bu üstün güçler bazen öfkeli ve kızdırılmaması gereken, bazen iyimser ve yardımsever olan varlıklar olarak düşünülüyordu. Ancak bunlardan bir tanesi, bereketi, bolluğu ve koruyuculuğu simgelediğinden kadınsı özelliklerle anılan ana tanrıça fikri, diğerlerinden ayrılıyordu. Bu fikre ait ilk izler MÖ 5000 yılı civarında Çatalhöyük’te bulunan ana tanrıça figürinleriyle simgelenir. Daha sonrasında da Sümerlerde Kubaba isimli bir ana tanrıçanın varlığı bilinmektedir.

phrygia

Ana tanrıça fikrini toplumlarının merkezine koyanlar ise Anadolu’nun batı ve orta kısımlarında (Eskişehir-Afyon arası ve civarı) MÖ 700 yılı civarlarında egemen olmuş Frigyalılardı. Frigya, meşhur düğümüyle tanınan Gordias ve dokunduğu her şey altına dönen Midas gibi krallarıyla bilinirdi. Frigyalılar tüm tanrıların üstünde bir ana tanrıçanın, Kybele’nin varlığına ve onun koruyuculuğuna inanırlardı. Kybele, elinin altında doğaya karşı egemenliği simgeleyen aslanlar bulunan ve şehirlerin koruyuculuğunu anlatan kale şeklinde bir taç giymiş güzel bir kadın olarak tasvir edilirdi. Frigyalılar ona ‘Matar Kubileya’ yani dağların annesi ismini vermişlerdi.

kybele

Frigya ortadan kalktıktan sonra da ana tanrıça fikri ve Kybele ismi varlığını yitirmedi. Yunanlılar onu yeryüzü tanrıçası Gaia ve Giritlilerin toprak anası Rhea ile özdeşleştirdiler ve MÖ 500 civarında tüm Akdeniz boyunca yayılmasını sağladılar. Daha sonrasında ise Romalılar onu ‘Magna Mater’ yani büyük anne olarak benimsediler. Öyle ki ilerleyen dönemlerde Kybele, imparatorluğun ve Roma’nın dini otoritesinin sembolü haline geldi. Her 4 Nisan günü, Kybele’nin Roma’ya gelişini simgeleyen ‘Megalesia’ festivali olarak kutlanırdı. 300’lü yıllardan sonra Roma İmparatorluğunda Hristiyanlığın yayılmasıyla birlikte ana tanrıça kavramı da şekil değiştirdi ve Anadolu’daki Kybele tapınakları Meryem Ana tapınaklarına dönüştü. Günümüzde de çeşitli yerlerde Meryem Ana ile ilişkilendirilen yapılar esasında, ana tanrıça Kybele kültünün günümüze kalmış izleridir.

megalesia

Zaman geçse ve insanların ve toplumların yaşam anlayışları değişse de bereketi simgeleyen koruyucu bir doğa ana kavramı belleklerden silinmedi ve arka planda hep varlığını sürdürdü. Kybele kültü de doğduğu topraklarda kız çocuklarına verilen ‘Sibel’ isminde günümüzde hâlâ yaşamaktadır.

*Este artículo está dedicado a Sibel para su cumpleaños

Bu yazı Kategorisiz içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Anadolu’nun Ana Tanrıçası – Kybele için 4 cevap

  1. tú lo haces dedi ki:

    Así que la misma historia continúa desde el principio hasta el final; nada cambia, excepto el propio cambio.

    • 희망 dedi ki:

      La historia no se repite, pero la gente es tan estúpida como para repetir las mismas cosas. Y piensan que el universo funciona de esa manera. Qué pensamiento tan ridículo!

      • tú lo haces dedi ki:

        Desde mi punto de vista, puedo decir que el universo o Dios o lo que si el origen de todo y no tiene una fuente de por sí, pueden ser tan estúpidos como los que se siente orgulloso.

      • 희망 dedi ki:

        La conciencia es una fase de la materia y la estupidez es una propiedad de la misma. Sin embargo, creo que el universo no tiene ninguna razón anticipada, sólo sólo funciona con conexiones causales y nada más.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s