Hatay Arkeoloji Müzesi

Geçtiğimiz hafta arası birkaç günü Antakya’da geçirme fırsatım oldu. Uzunçarşı, Habibi Neccar Camii ve St. Pierre Kilisesini görmenin yanı sıra Musa ağacının bulunduğu Hıdırbey köyü, Vakıflı Ermeni köyü ve Samandağ deniz sahiline de gittim. Ancak Antakya durağımdaki en önemli nokta Hatay Arkeoloji Müzesiydi. Antakya ve çevresinden çıkarılan arkeolojik eserlerin sergilendiği müzede ayrıca geniş bir tarihi mozaik koleksiyonu da var. Ancak, müze yeni yerine taşınma aşamasında olduğu için henüz hepsi tam olarak sergilenemiyor. Bir de son zamanlarda çıkan haberlere göre mozaik restorasyon çalışmaları sırasında bazı olumsuz gelişmeler de yaşanmış.

DSC01949

Müzenin girişinde avcı-toplayıcılık ve tarımın ilk dönemlerine ait silah ve çömlek çeşitleri sergileniyor. Ayrıca bölgenin tarım toplumları arasında bir dönem yaygınlaşmış olan kafatası şekillendirme akımı da gerçek kafatasları aracılığıyla gösteriliyor. Bebeklerin kafalarına bez bağlayarak kafa biçiminin değiştirilmesiyle oluşan bu akımın topluluğa ait bir aidiyeti göstermek amacıyla yapıldığı sanılıyor. Bunun dışında Hitit dönemine ait kral I. Şuppiluliuma heykeli de müzenin sembolü olan eserlerden birisi. Çeşitli dönemlere ait süs eşyaları ve silahlar ile değişik boyutlardaki çiviyazı tabletler de sergilenen ilginç nesneler arasında.

DSC01942

şuppiluliuma

Hatay Arkeoloji Müzesi aynı zamanda Mozaik Müzesi olarak da adlandırılıyor. Çünkü müze, dünyanın ikinci büyük mozaik koleksiyonuna sahip. Mozaiklerin büyük çoğunluğu Roma dönemine ait büyük yer süslemeleri biçiminde. Eski Yunan ve Roma tanrılarını simgeleyen ince işçiliklere sahip bu eserler yıllara meydan okuyan sanatın örneklerini oluşturuyor. Müzenin taşınması ve eserlerin restorasyonu tamamlandığında çok daha büyük ölçekli bir sergi alanı mozaiklere ayrılmış olacak.

DSC01953

DSC01954

Antakya, tarihöncesi dönemlerinin ardından Hitit, Yunan ve Roma egemenlikleri altına girdi. Roma döneminde, imparatorluğun üçüncü büyük şehri olan bir metropoldü. Ardından Arapların ve Haçlı Seferleri sırasında bir dönem Frenk krallarının egemenliğinde varlığını devam ettirdi. Sonrasında yeniden Arap ve Türk egemenlikleri birbirini izledi. Tüm bu dönemler boyunca ismi pek değişikliğe uğramayan şehirler arasında yer aldı. Bu yaşayan tarihi kentin arkeolojik değerleri, müzede ziyaretçilerini bekliyor.

DSC01959

Bu yazı Kategorisiz içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s