Van Gogh’un Yıldızlı Gecesi ve Gökyüzünün Kıvrımları

19. yüzyılın sonlarına ait bir post-empresyonist resimle günümüzün modern teleskoplarının ortaya çıkarttığı veriler arasında ne gibi bir ilişki olabilir? Post-empresyonizm 1886 ile 1905 yılları arasında empresyonizmin temsil ettiği, resimde ışığın ve renklerin doğal halleriyle kullanılması anlayışına bir tepki olarak ortaya çıktı. İnsan tahayyülünün doğanın katı formda bir benzeşiminin ötesinde, daha çeşitli ve zengin bir sanat ortaya koyabileceğini göstermeyi amaçladı. En önemli temsilcilerinden biri olan Vincent Van Gogh, acılı anksiyete ve zihinsel hastalık dönemleriyle geçen 37 yıllık yaşamı boyunca pek çok resim yaptı. Ancak, en çok bilinen çalışmaları hayatının son iki yılına aittir.

starry night

Yıldızlı Gece (Starry Night) ise hayatının son yılını geçirdiği akıl hastanesinin penceresinden görünen bir manzarayı betimler. 1889 yılının bir Haziran sabahında Güneş doğmadan hemen önce doğu yönündeki görünüm post-empresyonizmin en bilinen örneklerinden biri haline dönüşmüştür. Sağda hilal şeklindeki Ay ve orta altta da parlak sabah yıldızı Venüs görünmektedir. Gökyüzü durağan olmak yerine dinamik, değişken ve kıvrımlı çizgilerle betimlenen hareketli bir arkaplandır. Bu haliyle gerçek görüntünün ötesinde sezgisel ve halüsinatif bir özelliğe sahiptir. Peki, gerçek görüntüden uzaklaştığını düşündüğümüz bu resim aslında gerçeğe daha yakın bir görüntüyü temsil ediyor olabilir mi?

Planck bicep2

Geçtiğimiz yılın Mart ayında Güney Kutbunda kurulu olan ve galaksilerarası kozmik polarizasyonu ölçmeyi amaçlayan BICEP2 (Background Imaging of Cosmic Extragalactic Polarization) teleskopu çok önemli verilerle gündemi alt üst etmişti. Buna göre kozmik mikrodalga fon ışınımnda bir ‘B-modu’ polarizasyonu tespit edilmişti. Bunun kaynağının da evrenin ilk dönemlerindeki kütleçekim dalgaları olduğu ve böylece şişme (inflation) yani evrenin ilk zamanlarında gerçekleşmiş olduğu düşünülen aşırı genişleme fazının doğrulandığı ileri sürülmüştü. Fakat bu yıl, Avrupa Uzay Ajansına ait Planck uzay teleskopuyla ortak yapılan bir çalışmayla yukarıdaki resim elde edildi. Bu resim yıldızlarası tozla galaktik manyetik alanın etkileşimini temsil ediyor. Bundan elde edilen sonuç ise aslında bahsi geçen polarizasyonun evrenin başlangıcındaki kütleçekim dalgalarından değil yıldızlararası tozdan kaynaklandığı idi. Böylece kuramların doğrulanmasına ilişkin heyecan sönerken gökyüzünün gerçekçi bir resmi elde edilmiş oldu.

morphed

Teleskoptan elde edilen verilerle Van Gogh’un Yıldızlı Gecesi arasındaki geçiş ise küçük bir hayalgücü adımı gerektiriyor sadece. Van Gogh, gökyüzünde gördüğü manzarayla hayalgücünü birleştirip Yıldızlı Geceyi elde etmişti, galaktik manyetik alan görüntüsünün bir adım hayalgücü uzağında da aynı sonuç bizi bekliyor.

(Orijinal fikir: How We’ve ‘Morphed’ From “Starry Night” to Planck’s View of the BICEP2 Field)

Reklamlar
Bu yazı Kategorisiz içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s