Yollar, Çadırlar ve Yeni Başlangıçlar

Yollar boyunca ilerleyip, görmek istediği yerleri görüp, çadırda konaklayıp sonra tekrar yoluna devam etmek özgür tatilcinin en keyifli zaman dilimlerine karşılık gelir. Ben de bu yaz bir nebze olsun bunu gerçekleştirebilmek için yollara düştüm. Bazen sıkıntılı maceralar, bazen heyecanlı başlangıçlar, bazen de keyifli ve sakin yolculuklar yaşadım. Bu süreç, dilimde güzel bir tat ve içimde hafif bilgelik içeren bir huzur bıraktı.

DSC01378

Haziran ayının son günlerinde çadırlarımızı alıp geçen yıl keşfettiğimiz ıssız copabondi sahiline gittik. Geceyi orada geçirmek üzere çadırlarımızı kurduk, yaktığımız ateşin aydınlattığı kapkaranlık ve yıldızların muhteşem manzarasının eşliğindeki gecenin ardından sahildeki gündoğumuyla birlikte şiddetli bir yağmur bastırdı. Bu şiddetli yağmura dayanamayan çadırlarımız su geçirince apar topar arabaya binip ayrılmaya karar verdik. Ancak bir problem vardı; yollar balçık omuştu ve araba yokuşu çıkmıyordu, yağmur şiddetini artırıyor ve telefonlar da çekmiyordu. Bir ara kendimizi korku filminde gibi hissetsek de yağmur dindikten sonra çıkıp yakındaki bir köyden yardım istemeye karar verdik. Ayakkabılar da çamurda işe yaramayınca çıplak ayak köye ulaşıp yardım istedik. Bulunan bir traktör yardımıyla arabayı ve kendimizi kurtarmayı başardık. Bir ara adrenalin zirve yaptı ama sonundaki kurtulma hissi keyif vericiydi. Buradan da Kerempe burnundaki (yine kendi adlandırmamızla) Solaris kayalıklarına gittik ki burası ulaşılması biraz güç ama çok güzel ve huzur verici bir yer.

DSC01420

Temmuz ayında ise bu kez bir toplantı için İzmir’deydim. Aslında Urla demek daha doğru olur, ya da aslında Gülbahçe diyelim, çünkü kampüs orada. Toplantıda bir ders verip bir de konuşma yaptıktan sonra artık yeter gitmek istiyorum dediğim bir sırada yeni arkadaşlıklar kurup kalış süresini biraz uzatma kararı aldım. Alaçatı ve Ilıca’da güzel bir gün geçirdik. Buralar daha çok turistvari yerler olsa da pek o kısmına bulaşmadan kendi halimizde gezmeyi başardık. Bir gün içerisinde o kadar çok şey oldu ki gerçekten keyif verici bir zaman dilimiydi.

gülbahçe

Temmuzun son ve Ağustosun ilk günlerindeyse çadırlarla beraber bu kez İnebolu-Sinop arasında sahil yollarındaydım. İnebolu’dan çıkıp doğuya doğru ilerledikçe Evrenye-İlişi-Abana üçlüsünde güzel sahiller ve yoğun bir insan kalabalığıyla karşılaştım. Normal zamanlarda pek sakin olan buralar için epey alışılmadık bir durumdu diyebilirim. Çatalzeytin-Türkeli-Helaldı (Güzelkent) üçlüsünde ise Helaldı’nın güzel plajı dikkate değerdi. Ayancık ve Gerze ise şirin sahil kasabaları kıvamında yerlerdi. Çadırları ise Sinop merkezde plajın yanındaki Bahçeler kamp alanında ve Akliman’daki Martı Kampingde kurduk.

DSC01551

Akliman’ın uzun ve güzel bir plajı var ancak bence esas özelliği hemen biraz ötesinde Türkiye’nin tek fiyordu olan Hamsilos koyunun bulunması. Denizin karanın içerisine girip nehir görünümü kazandığı bu güzel yer mutlaka görülmeli. Buradan da ara yollardan ilerleyip Türkiye’nin en kuzey ucu olan İnceburun’a ulaşabilirsiniz. Burada da bir deniz feneri var ve her daim şiddetli bir rüzgâr esiyor.

inceburun

Yollarda ilerleyip çadırda konaklamanın keyfine bir kez vardıktan sonra başka türlü bir tatilin sizi tatmin etmesi biraz zor. Yeni yolların, yeni yerlerin ve yeni başlangıçların hep sizi beklediği hissi bir daha peşinizi hiç bırakmıyor.

Bu yazı Kategorisiz içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Yollar, Çadırlar ve Yeni Başlangıçlar için 1 cevap

  1. Geri bildirim: Valla Kanyonu ve Kerempe Kayalıkları | 우주 이야기 – ucu iyagi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s