Deniz Ürünleri ve Busan’da Jagalchi

Denizden çıkan değişik türdeki hayvanların yiyecek olarak kullanılması şaşırtıcı bir durum değil ama deniz ürünlerinin yaygınlığının balık türleri dışında pek fazla olmaması ilginç bir durum olarak ele alınabilir belki. Tabii bu durum Doğu Asya için geçerli değil, orası için denizden çıkan her şey bir yemek adayıdır. Deniz ürünlerinin her yerde en yaygın olanı tabii ki çok çeşitli türleriyle balıklar. Ancak genellikle pişirilerek tüketilmesine rağmen özellikle Japonya’da suşi ve saşimi şeklinde çiğ olarak da oldukça fazla rağbet görüyor. Fakat çiğ balığın, taşıdığı parazitler konusunda bir riski bulunduğunu da belirtmek gerek. Bunun dışında kafadanbacaklılardan kalamar ve ahtapot, kabuklulardan da karides, yengeç ve midye en çok bilinenler arasında.

Benim de deniz ürünleriyle aramın balıklar dışında pek iyi olduğunu söyleyemem. Gerçi çok küçüklüğümde annemin denizden taze toplanmış midyeleri pişirerek (ve sanırım yumurtayla karıştırarak) bana yedirdiğini hatırlıyorum, bir de balık havyarı yediriyormuş, fakat karidesten özellikle uzak durduğumuzu da hatırlıyorum. Sonradan deniz ürünleri bana epey itici gelmişti, fakat son yıllarda yavaş yavaş tekrar denemeye başladım. Kalamar, küçük karides ve küçük (ve pişmiş) ahtapot fena değil. Ancak midye ve büyük karides benim için hâlâ çok uzak.

Yenebilen balıkların çeşitliliği konusuna girmeyeceğim ama Japonya’da tüketilen enteresan ve zehirli bir balık olan Fugu’dan bahsedeceğim. Fugu çok popüler bir balık ama zehirli kısımları düzgün biçimde ayrıştırılmazsa yiyen kişinin kaslarını felç ederek soluk almasını engelleyip ölümüne neden oluyor. O yüzden de sadece devlet tarafından izin verilen yerlerde ve özel eğitimli şefler tarafından hazırlanabiliyor. Balığın en zehirli yeri ise karaciğeriymiş ama yiyenler de en lezzetli yerinin burası olduğunu söylüyorlar. Fugu genellikle çiğ olarak ve çok ince dilimlenmiş saşimi biçiminde servis ediliyor. Her yediğinizde ölüm riskiyle karşı karşıya olmak (ki bazı yerel bölgelerde hâlâ kazara ölümler oluyormuş), hakikaten enteresan bu Japonlar.

Kafadanbacaklılar arasında en popüler olanı ise kalamar sanırım. Normal şartlarda hayvanın şeklini görünce yemek isteğim hiç gelmiyor olmasına ve Karadeniz’de bulunmayan bir canlı olmasına rağmen bulduğum fırsatta afiyetle yiyebiliyorum. Bunun nedeni de halka şeklinde, dışı kaplanmış olarak ve sarımsaklı bir sosla birlikte servis ediliyor olması. Yani tabakta gelen şeyle hayvanın biçimi arasında hiçbir ilişki yok. Eh, bana bile yedirebildiklerine göre bu iyi bir servis stratejisi olmalı. Diğer bir kafadanbacaklı olan ahtapot ise özellikle Akdeniz ve Asya ülkelerinde oldukça yaygın tüketilen bir deniz ürünü. Zorunlu hallerde küçüklerinden yiyebiliyorum ama özel olarak aradığım bir şey değil. Fakat yine de uzun zaman aralıklarıyla denemek fena olmayabilir. Ayrıca ahtapotun canlı olarak yenilmesiyle ilgili konudan da şurada bahsetmiştim.

Deniz kabukluları arasında ise yaygın olanlarından birisi karides. Karides bütün olarak büyük formda sunulabileceği gibi küçük formlarda da yenilebiliyor. Fakat burada kalamarın aksine hayvanın görüntüsüyle servis arasında pek ayrım olmadığından ve karidesin görüntüsü benim gözüme hoş gelmediğinden yemeyi pek tercik etmeyeceğim bir tür. Ancak küçük formları çok rahatsız edici değil ve tadı da fena sayılmaz, özel olarak aramasam da bulursam hayır demeyebilirim. Diğer bir kabuklu olan yengeç ise etinin tadının güzelliğiyle övülür ancak ben denememeyi tercih ettim, en azından şimdiye kadar. Midye de oldukça yaygın tüketilen bir hayvan, fakat küçüklüğümde kabuklarıyla oynadığım zamanlardan hatırlamayı tercih ediyorum, yersem de büyük şehirlerde sokakta satılanlarını tercih etmezdim sanırım. Ayrıca çeşitli sağlık riskleriyle ilgili bağlantıları olduğu da söyleniyor.

Bir de Doğu Asya’da epey yagın olan ve yenilebilen ender deniz bitkilerinden olan su yosunu var. Pek tadı tuzu olmayan su yosunu genellikle ekmek yerine tüketilen bir yiyecek. Kurutulmuş ve paketlenmiş olarak marketlerde bulmak çok kolay. Denizden çıkıp da yenilen şeyler bu saydıklarımla sınırlı değil elbette. Mesela bir tanesi de denizyıldızı. Beijing’in meşhur caddesi Wangfujing’in sokak yemeği satıcıları koca koca denizyıldızlarını kızartıp satıyorlardı, bense denememeyi tercih etmiştim tabii ki.

Yiyip denemeseniz bile bu ilginç deniz canlılarını topluca görebileceğiniz bir yer var Kore’de. Busan şehrindeki Jagalchi balık pazarına daha önce Kore İzlenimleri yazımda kısaca değinmiştim. Burası pek meşhur bir yer ve neredeyse her çeşit deniz ürünüyle karşılaşmanız mümkün. O enteresan görüntüleri görmek bile başlı başına bir deneyim. Fakat muhtemelen gördüklerinizin çoğunu yemeyi aklınızdan bile geçirmeyebilirsiniz. Ben de fotoğraflarını çekmekle yetinmiştim zaten ama eğer çok sık karşıma çıksalardı yemeyi düşünebileceklerim de olabilirdi belki. Jagalchi balık pazarında kısa bir tur için aşağıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Bütün bu saydıklarımdan sonra diyeceğim o ki sadece balık ve kalamarı ‘olsa da yesem’ diye anabilirim, diğerlerine Jagalchi’de bir göz atmak yeterli benim için. Tanıdığım birilerinin bu aralar canı çok fena kalamar çekmiş olmalı, ne kadar yese doymaz biliyorum.

Bu yazı Kategorisiz içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Deniz Ürünleri ve Busan’da Jagalchi için 1 cevap

  1. Kleinn Klein dedi ki:

    O balık pazarı çok ilginçti ya. Hiç görmediğim kadar deniz ürünü görmüştüm bende.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s