Haritaların Dünyası ya da Dünyanın Haritaları

Haritaların çekiciliğine tam olarak ne zaman kapılmaya başladığımı hatırlamıyorum. Ancak çok küçüklüğümde bile haritaların benim için diğer her şeyden daha farklı anlamları olduğunu hatırlayabiliyorum. İlkokul yıllarımdayken Dünyadaki tüm ülkelerin ayrı ayrı haritalarını, özelliklerini ve bayraklarını ayrıntılı biçimde içeren bir ansiklopedim vardı (onun nasıl elime geçtiğini hiç sormayın, eskiden kalma değildi, yepyeniydi ve küçük bir kasabada ona ulaşabildiğim için kendimi şanslı hissetmeliydim). Sonra o küçük çocuk öğrendiği bilgileri babasına anlatmaya başladığında, bunların çoğunu babasının zaten biliyor olduğunu gördü. Aslında bu ilginçti, çünkü babamın bu konuyla ilgili bir mesleği yoktu, bu konuya ilgi duyduğunu gösteren herhangi bir işaret de yoktu ve çevremdeki diğer yetişkinler bu bilgileri bilmiyordu. Bütün bunları nereden bildiğini sorduğumda bana verdiği cevap ‘biz de zamanında okul okuduk’ olmuştu. Aslında pek de fazla okul okumamıştı ve de dahası okullarda bu bilgileri öğretmiyorlardı. Bu bilginin kaynağı her zaman merak ettiğim bir şey olarak kaldı ve hiçbir zaman da öğrenemedim, sanırım ortada okulla ilgili değil de kendi merak duygusuyla ilgili bir şeyler vardı.

Her neyse, şimdilerde Google Earth ve Google Maps olduğu için kâğıt üzerine basılan haritalar yavaş yavaş ikinci planda kalmaya başlamış gibi görünüyor. Bunlar sayesinde artık Dünyanın herhangi bir yeriyle ilgili çok ayrıntılı haritalara ulaşabiliyoruz. Ancak yine de kâğıda basılmış eski usül haritalar benim için hiç bitmeyecek bir tutku olarak kalmaya devam edecek. Dünyanın değişik yerleri ve Türkiyenin çeşitli ölçeklerdeki haritalarını bulabildiğim kadar zaman içerisinde toplayarak kendim için ufak çaplı bir koleksiyon kendiliğinden oluşturuvermiştim. Bunların her birini de uzun uzun derinden incelemişliğim vardır ve bu hep en çok keyif aldığım şeylerden birisi olarak kaldı. Üstelik Google Maps öncesi dönemlerde bir de neredeyse tüm günümü hiç sıkılmadan başında geçirebileceğim Perry Castaneda Kütüphanesi Harita Kolleksiyonu vardı. Burada Dünyanın her yeriyle ilgili güncel haritaların yanı sıra tarihin derinliklerindeki hikâyelerden izler sunan eski zaman haritalarına da ulaşabiliyorsunuz.

Dünya üzerindeki tüm ülkelerin haritalarını tek tek incelemişliğim vardır elbet, ama benim için Okyanusya ve Karayip adalarının haritaları her zaman ayrı bir yer tutmuştur. Çünkü normal bir Dünya haritasında buralarla ilgili pek bir şeye rastlayamazsınız, bu adalar o kadar küçüktürler ki bir Dünya haritasının ölçeği onları göstermeye yetmez. O yüzden o adaların ayrıntılarına ve derinliklerine inmek bana bilinmeyen bir şeyleri ortaya çıkarma hissi vermiştir hep. Küçük Antillerin ismi bilinmeyen adalarını görmek, Malinezya, Mikronezya ve Polinezyanın küçük adalarına insanların dalga dalga nasıl yerleştiğini bilmek, eski baskın yerel halk Maorilerin nasıl ikinci planda kalmak zorunda kaldığını öğrenmek, HMS Bounty’de çıkan isyan sonucunda İngiliz erkekleriyle Tahiti kadınlarının soyundan gelen Pitcairn adası sakinlerinin hikâyelerini dinlemek, Paskalya adası halkının hazin serüvenlerini duymak pek kimselerle paylaşmadığım bir keyif olarak kaldı hep.

Bütün bunların dışında bir de eski zaman haritaları var tabii. Harita olarak adlandırılabilecek en eski kayıt MÖ 600 yıllarından kalma bir kil tablet üzerine çizilmiş olan Babil Dünya Haritası. Çin’de de MÖ 400 yıllarından kalma haritalar var. Yunanlılardan sonraki dönemlerde ise meşhur ortaçağ ‘Mappa Mundi’leri geliyor. Bilinen en ünlü haritalardan biri de tabii ki 1513 tarihli Piri Reis haritası. Bu haritanın önemi şuradan kaynaklanıyor ki bilinmeyen Antilia isimli bir adayı ve Brezilya kıyılarını göstermesinin yanı sıra, güneyde Antarktika mı yoksa o dönemlerde Portekizliler tarafından gizlice keşfedilmiş olan Ümit Burnu mu olduğu anlaşılamayan bir kara parçasını da içeriyor. Sonrasında da günümüz haritalarının ilk örnekleri olan ‘Mercator’lar ortaya çıkıyor. Bir de bilinmeyen toprakları betimleyen ‘Terra Incognita’lar var ki orası başka bir hikâye. Oralara fazla girmeyelim ve eski haritalarla ilgili bazı örneklerin şurada görülebileceğini söyleyip bitirelim.

Bu hikâye böyle daha çok uzar gider ama haritalarla ilgili bir yazı yazmasaydım burada birşeyler eksik kalırdı. Dünyanın tamamını ya da bir parçasını bir kâğıt parçasına indirgeyip elinde tutabilmek, uzaklara gitmeye gerek kalmadan bile bazı şeyleri anlayabilmeye olanak sağlıyor bazen. Belki de babam da haritaları bu yüzden bu kadar çok seviyordu…

Bu yazı Kategorisiz içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Haritaların Dünyası ya da Dünyanın Haritaları için 4 cevap

  1. vildan dedi ki:

    keyifle okudum.verdiğin linklerdeki haritaların çoğunuda inceledim.çok değişik konularda çok hoş yazılar yazıyosun.benim ilgimide eski dünya haritaları çekmiştir hep.imdilerde odaların bi duwarını harita ile kaplama mevzular var belki görmüşsündür.eğer bi haritam yoksa belki bnde böle biş yaparım diye düşünüyorum :)

    • 희망 dedi ki:

      Yazıdan keyif almana sevindim. Haritaları çok severim ama odaların duvarını harita ile kaplama fikri hiç aklıma gelmemişti doğrusu. Ama gerçekten de güzel bir düşünce, şimdi bunu yapmayı ciddi ciddi düşünmeye başladım ben de :)

  2. denizborulcesi dedi ki:

    güzel bir yazı olmuş, ben de duvarlar boyunca astığım haritalar yüzünden az mücadele etmedim bizimkilerle, o günleri hatırlattı güzel oldu :))
    bizim blogda da şöyle bir şey var görmediysen;
    http://diaboloviolette.wordpress.com/2012/04/29/bana-bir-internet-sitesi-ogretenin-4-strange-maps/

    • 희망 dedi ki:

      Evet o yazıyı görmüştüm. İlginç ve varsayımsal haritalar vardı o sitede. Özellikle Cornwall ve İtalya’yı karşılaştıran (555) ve İskandinav İskoçya’sından bahsedenleri (552) ilginç bulmuştum.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s