Doğu’da Çayın Rengi, Kokusu, Tadı

Değişik tattaki içecekleri denemek yemekleri denemeye oranla daha az zorlayıcı bir deneyim olmalı, çünkü sadece bir yudum bile o içecekle ilgili çok genel bir bilgi verebilir. Sıcak içecekler söz konusu olduğunda ise genelde akla gelen çay ve türevleridir. Lakin ben pek çay seven birisi değilimdir. Daha doğrusu bildiğimiz anlamdaki siyah çay pek benim damağıma hitap etmez. Birçok kişiye bu durum biraz garip gelebilir, çünkü siyah çayın epey çok tüketildiği bir ülkede yaşıyoruz. Ancak ben daha çok meyve çaylarını içmeyi tercih ediyorum, siyah çayın tadını pek sevemedim küçüklüğümden beri. Sevenlerin bir bildiği vardır elbet, ancak bana kalırsa herhangi türdeki bir çayın güzelliği, rengiyle, kokusuyla, tadıyla ölçülür. Fakat ben bu üçü açısından da yüksek puanlar veremeyeceğim siyah çay için, hele ki daha güzellerini de denedikten sonra.

Peki bu çay meselesi nedir, nereden çıkmıştır, nasıl herkesi kendine bağlamıştır? Pek şaşırtıcı olmayacağı üzere, çayın kökeni de Çin’e dayanıyor. Bir rivayet’ül acaibe göre MÖ 2737 yılındaki Çin imparatoru kaynamış suyu sıcakken içmeyi pek severmiş (aslında hâlâ seviyorlar, bizzat şahit oldum, soğuk su içmeyi beklerken kaynar su ikramıyla karşılaşmıştım bir yerde). Fakat bir keresinde bu su kaynatılırken içine rüzgârda sürüklenen çay yaprakları düşüvermiş, kimse bunu fark etmeyip de imparator o haliyle suyu içince tadını pek beğenivermiş, ondan sonrasında da herkes çay içer olmuş. Başlangıçta bir ilaç olarak düşünülmüş ama sonrasında keyif veren bir içeceğe dönüşmüş. Derken Avrupalı tüccarlar da merak edip batıya taşımışlar çayı. Sonra herkes pek bir sever, içer olmuş çayı, laf aramızda bu yaygınlığında bağımlılık yapan etkisinin de büyük bir payı olduğunu düşünmüyor değilim.

Lakin siyah çayın ve bildiğimiz meyve çaylarının dışında çok başka çeşitlerde çaylar da vardır doğuda. Mesela Kore’de ginseng (hongsam, insam), zencefil, yeşil erik, jujube (hünnap), dağ çileği, citron çayları da vardır. Ginseng çayından daha önce kısaca bahsetmiştim. Zencefil çayı ise beklenebileceği üzere biraz acı olabilir, ama tatlandırırsanız sorun kalmaz, bazen içine fındık da katabiliyorlar. Gerçi ben çayları şekerli içmeyi pek sevmem ama herkesin damak tadı farklı tabii. Jujube çayı (taechu) ise kurutulmuş hünnap meyvelerinden yapılıyor ve oldukça tatlı olduğu söylenebilir, ama çok içilirse bıktırıcı olma gibi bir özelliği var sanırım. Bir de bögürtlengillerden bir dağ çileği olan ‘beş tatlı çilek’den yapılan omija çayı var. Gerçekten de hem tatlıyı hem de ekşiyi aynı anda hissedebileceğiniz biraz tuhaf bir tadı var, ayrıca rengi de çok hoş olabiliyor. Limona benzeyen bir turunçgil olan citron’dan yapılan çayın ise tadı biraz ekşimsi tabii ama hoş bir kokusu olduğu söylenebilir.

Bu çaylar toz hallerinde bulunabileceği gibi kurutulmuş biçimlerini doğrudan satın alabilmeniz de mümkün. Büyük marketlerde çaylar için ayrılmış büyük kavanozların olduğu özel bölümler bulunuyor. Değişik tipteki çayları karıştırıp istediğiniz şekilde bir karışım çayı yapmanız da mümkün tabii. Eğer hiç uğraşmadan doğrudan içmek istiyorum derseniz de Seul’de Jilsiru Cafe var, çok değişik türdeki çayları yanlarında pirinç kekleriyle birlikte içebilirsiniz. Pirinç kekiyle birlikte içildiğinde çayın keyfi daha bir güzel oluyor.

Peki içtiklerin arasında en güzeli hangisiydi diye soracak olursanız, derim ki bir şeyin ‘en’ini belirlemek benim haddim değil. Belki de ‘en’ diye bir şey yoktur, her şeyin birbirine göre farklı güzellikleri vardır.

Bu yazı Kategorisiz içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Doğu’da Çayın Rengi, Kokusu, Tadı için 5 cevap

  1. Mikal Zia dedi ki:

    Burda anca kusburnu, olmadi oralet…
    Ben aci seyleri seviyorum sanirsam. Sekersiz cay ve kahve acisi yani. Turkce’de bu tadin adi ne bilmiyorum da Kurtce’de tehl deniyor. (Biber acisina ise tuj deniyor.) Fakat kokulari olmasaydi bu tehl de cekilmezdi acikcasi :)
    Bir de cay icin seremoni yapan milletler bu Asyalilar. Bu kadar cok cesit olmasina sasmamali.

  2. vildan karahan dedi ki:

    çok keyifle okuduğum bi yazı yine.fotolarda öyle tabiki.bayadır sessiz sedasız takip ediyordum seni ama yorum yapmak bugüne kısmetmiş

  3. dib dedi ki:

    “gün gelecek herkes çaydan bahsedecek” teorime birinin daha katıldığını görmek pek hoş :P

    meyve çaylarını pek sevemedim şimdilik ama mesela bir zencefil, bir taze naneden demlenme çaylar yaz kış ne güzel gider… aslında bizde de mutfaklarda demlenme potansiyeli taşıyan şeyler var ama alışkanlıktan gel çay içelim demek siyah çay işte, kafeinin etkisi de yadsınamaz belki…

  4. 희망 dedi ki:

    @Mikal Zia; Kuşburnu da iyidir. Şekersiz içmek herkese göre değil, ben de çok acı olursa şekersiz içemem doğrusu. Çay seremonileri zaten başlı başına bir olay, oralara hiç girmedim yazıda :)

    @vildan karahan; Teşekkür ederim, yazıyı keyifle okumana sevindim.

    @dib; Herkes bir şekilde çay içtiğine göre herkesin bundan bahsetme ihtimali yüksek tabi :) Bir de bizdeki ıhlamur da en iyilerinden birisidir bence. Aslında kuşburnu ve ıhlamurun buralardaki tarihi siyah çaydan daha eski olabilir ama ticari olarak üretilmediklerinden pek yaygın değiller sanırım.

  5. Aycan dedi ki:

    Nedense bu yazıyı da okuduktan sonra yaklaşık 2 yıl sonra Kore’de bir süre yaşamaya karar verdim.Sizi dün buldum fakat birçok yazınızı okuyup notlar aldım hatta kendime bir Kore Defteri bile oluşturucam ^.^ Kendimi bu konuda daha çok geliştirmek istiyorum ve siz bu konuda bana cidden çok yardımcı oluyorsunuz.Güzel paylaşımlarınız için çok teşekürler :))

    Not1:hünnap meyvesi nedense hurmayla çok benzer geldi hem söylenişleri de benziyor bence.
    Not2:Sanırım başınıza belayı aldınız ^.^

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s