‘Karanlık Madde’ Gerçekten Karanlık mı?

Eskiden gökyüzüne bakınca yıldızlar görünürdü, şimdi pek bir şey görünmüyor. Eskiden uzay yarışı vardı, şimdi doğal kaynaklar için birbirini yeme yarışı var. Eskiden Arthur C. Clarke, Stanley Kubrick ve ‘2001: A Space Odyssey’ vardı, oysa 2001 yılına gelindiğinde bu hikâyeler çoktan unutulmuştu. Teknolojik ilerlemeyle birlikte insanlık kendi gezegenine doğru bir içine kapanıklaşma sürecine giriyor sanırım. Oysaki bu teknolojik gelişmenin temelinde 60’lı yıllardaki o heyecanlı uzay yarışı günleri vardı. Şimdilerde doğal kaynakların yerine geçebilecek kaba bir teknoloji atılımı oluşturmakla daha çok ilgileniyor insanoğlu, oysaki bu işlerin gerçekte pek de böyle yürümediğinin bakalım ne zaman farkına varacağız.

Eski zamanlarda yıldızlara bakıp tarımsal faaliyetlerini ve yaşamlarını düzenlerlerdi insanlar. Sonra keyif aldıkları için de gökyüzüne bakmaya başladılar. Yıldızlardan başka küçük küçük bulutlara benzer başka şeylerin de var olduğunu fark ettiler. Bunların aslında yüz milyarlarca yıldızın bir arada bulunduğu galaksiler olduğunu keşfetmeleri ise epey sonralara rastlar. Biz de bir galaksinin içinde yaşıyorduk ve karanlık gecelerde gökyüzünü boydan boya dolanan Samanyolu bizim galaksimizin içeriden görünüşünden başka bir şey değildi. Fakat sonraları, bu uzak galaksileri daha yakından incelemeye başladıkça ortada ters giden bir şeylerin var olduğu gün yüzüne çıkacaktı.

Bizim bildiğimiz doğa yasalarına göre galaksilerin dış kısımlarındaki yıldızların merkeze daha yakın olanlara göre daha yavaş hızlarla galaksinin etrafında dönmeleri gerekiyordu. Fakat gözlenen şey bu değildi, dış kısımlara doğru gidildikçe hızların aynı kalmaya devam ettiği farkedildi. Ortada bir terslik vardı ve bunun nedenlerinin ne olabileceği konusunda kafa yormaya başladı insanlar. Sonra birisinin aklına bir fikir geldi, ışığı bize gelen ve görebildiğimiz maddeden başka göremediğimiz fakat evrende büyük miktarlarda bulunan bir tür ‘karanlık madde (dark matter)’ vardı. İşte ortadaki tersliğin nedeni buydu. Sonra bu karanlık maddenin neden yapılmış olabileceğini düşünmeye başladı insanlar. Kimileri dedi ki bu aslında bizim bildiğimiz maddeden oluşuyor ama ışık yaymadığı için göremiyoruz sadece (MACHO – Massive Compact Halo Objects), başkaları da dedi ki bu madde aslında bizim henüz keşfedemediğimiz bazı kütleli atomaltı parçacıklardan oluşuyor (WIMP – Weakly Interacting Massive Particles). Gerçekte neler olduğunu ise aslında kimseler bilmiyordu.

Bazılarına ise bu hikâye pek gerçekçi gelmemişti. Onlara göre karanlık madde diye bir şey yoktu. Biz doğa yasalarını doğru anlayamamıştık ve evrenin büyük ölçeklerine doğru gidildiğinde doğa yasaları bizim bildiğimizden farklı işlemeye başlıyordu, ortadaki tersliğin nedeni de buydu (MOND – Modified Newtonian Dynamics). Kimin haklı olduğu ise halen bir muamma, çünkü yapabildiğimiz gözlemler henüz buna karar verebilmek için çok yetersiz. Yine de çoğunluk karanlık maddenin varlığına inanıyor. Bense bundan o kadar da emin değilim doğrusu. Geçtiğimiz Aralık ayının başlarında pek de tanınmamış birisi arşive sessiz sedasız bir makale koyuverdi. Aslında bu durumun bambaşka bir şeyle, laboratuvarlarda incelediğimiz metallerde gözlediğimiz ve hatta Shanghai havaalanının tren sisteminde de kullanılan süperiletkenlikle ilişkili olabileceğini söylüyordu. Oysaki işin garip tarafı süperiletkenliğin dört boyutlu uzayların yapısıyla ilişkili olabileceği de önceden biliniyordu.

Ve evet, film burada kopuyor ve işler karmaşıklaşmaya başlıyor. Esasında karanlık maddenin var ya da yok olması bizim gezegendeki canlıları pek alakadar eden bir durum değil, biz yine gündelik koşuşturmalarımıza devam edeceğiz, ama ne yaparsınız, insan bu, merak ediyor işte. Bütün bu söylediklerimi aslında burada anlatmamam gerekiyordu ama dayanamadım. Aman kimseler duymasın, aramızda kalsın ;)

Reklamlar
Bu yazı Kategorisiz içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

‘Karanlık Madde’ Gerçekten Karanlık mı? için 1 cevap

  1. Geri bildirim: Egzotik Maddeler, Zamanla Değişen Yasalar ve Anlam Arayışı | 우주 이야기 – ucu iyagi

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s