Blogun Bir Yılı ya da Perşembeyi Kim Çaldı?

Bloga yazı yazmaya başlamamın üzerinden bir yıl geçti. Yıl döndüğüne göre, günün anlam ve önemine binaen bu işe nasıl başladığımla ilgili şöyle bir düşünmek gerek dedim. Düşündüm, taşındım ve esasen bu blog meselesiyle hiç ilgisi olmayan birisi olarak internet âleminde yazılar yazmaya başlamış olmama epey bir şaşırdım. Yani normal şartlar altında benim böyle bir motivasyonum olamazdı, yok düşündüklerimi yazdıklarımı paylaşayım, yok birileri okusun, dünya çok güzel olsun, gibi düşünceler geçmez aklımdan. Fakat görünen oydu ki şartlar normal değildi ve işler sarpa sarmak üzereydi. Kore virüsü bulaşmış birisi olarak internette yeni dizi ve filmler ararken ummadığım bir yola giriş yaptığımı kim bilebilirdi ki?

Şimdi efendim, filmlerin ismini yazınca karşınıza bazı sayfalar çıkıyor, birileri o filmle diziyle ilgili birşeyler yazmışlar, şöyle iyidir, böyle kötüdür, filandır falandır. Bakıyorum bakıyorum, yazmışlar da yazmışlar, hayır güzel de yazmışlar, dedim buralarda benden habersiz bir işler dönüyor, bu işe bir el atmam lazım. Önce birkaç yorum yazdım, sonra dedim, yahu bu iş böyle olmayacak, ben de mi yazsam ne yapsam? Tutamadım kendimi vesselam. Lâkin benim bu ucu görünmez yola girmeme sebep olanları da unutmadım, işte buracıkta açıklıyorum; bunusevdim ve kimbapsushi. Neyse aman, belki de iyi olmuştur bilmem ki, böyle kendi halimde yazıp duruyorum işte, dokunmayın bana.

Tabi ben bu işe sonradan girdiğim için bilmiyordum blogging nedir, nasıldır, kaçtır? Meğer millet yazar da yazarmış, epey geniş bir sektör varmış. 160 milyon civarında blog olduğu söyleniyor; günlük tipinde olanlar ya da belirli konular üzerinde yoğunlaşanlar vs vs. Ama o kadar genişe açılmaya gerek yok, ben küçük Kore-Japon dünyamın blogları arasında mutluyum, yine de bazen ilginç bloglar keşfetmek eğlenceli olabiliyor. Bir de bu ‘blog’ kelimesi nedir yahu? Normalde böyle bir kelime yok, bunun orijinal hali ‘web log’ imiş, sonra birisi bunu ‘we blog’ diye değiştirmiş, olmuş size yeni kelime. Sadece on yıldan biraz fazla geçmişi olan bir şey için oldukça yaygın olduğu söylenebilir. Tabii bu blog meselesi bilgisayara biraz daha bağımlı hale getiriyor insanı ama zaten hâlihazırda birçok yönden internete bağımlı olduğumuzu düşünürsek bu pek de olumsuz bir şey sayılmaz herhalde.

Bu işi bir yıl sürdürebileceğim hiç aklıma gelmemişti doğrusu, devam etmek konusunda isteğe sahip olmam da hâlâ şaşırtıyor beni, bakalım ne kadar devam edecek. Ziyaret eden, okuyan ve yorumlayan herkese çok teşekkür ediyorum. Bir de kısa bir istatistik sonucu vereyim; geçtiğimiz yıl içerisinde yazdığım yazılardan beğen/oyla ortalamalarına göre en popülerleri şunlar olmuş;

Kore İzlenimleri
Korece – Basit Cümleler
Koreliler Neden … …?
Koreli İsimleri ve Dollimca Geleneği
Erişte, Ramen, Spagetti ya da Buğday mı Pirinç mi?
Lee Young Ae (이영애), Erik Ağacındaki Cesur Aşk ve Budizm

Peki, perşembeyi kim çaldı? Bilmem, ama “I’m a Cyborg but That’s OK” ile bir ilgisi olabilir belki, ya da kim bilir belki de şu çalmıştır.

Reklamlar
Bu yazı Kategorisiz içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Blogun Bir Yılı ya da Perşembeyi Kim Çaldı? için 13 cevap

  1. makinosev dedi ki:

    İlk senen hayırlı uğurlu olsun :) İyiki açmışsın blogu, burası çok fazla agassi kaynıyor arada böyle senin gibi ajussilerde olmalı :) uzakdoğu kültürü hakkında yazılarını severek takip ediyorum, 1 senedir sarfettiğin tüm emek için teşekkürler.

    • 희망 dedi ki:

      Bu güzel yorum için asıl ben teşekkür ederim :) Yazılarımı takip ettiğini söylemen beni bu konuda daha da çok motive ediyor. Agaşşi fazlalığı konusunu fazla irdelemeyeyim, ortak ilgi alanlarının buluşturduğu insanlar deyip geçiştireyim :)

  2. winpohu 'ca dedi ki:

    birinci yılın kutlu olsun :) nice yıllara diyelim. çok güzel bir yıl dönümü yazısı olmuş . bende blog yazmaya başladığıma hala şaşırıyorum. benzer şekilde millet yazmış bende yazsam mı diyerek başlamıştım . işte o başlayıştan sonra bir nevi bağımlı oldum benim gibi insanlar olduğunu bilmek çok rahatlatıcı :)

    • 희망 dedi ki:

      Teşekkür ederim, hep beraber nice yıllara :) Evet, bir kere başlayınca insan bırakamıyor gerçekten. Yine de bence çok kötü bir bağımlılık sayılmaz, bu açıdan hepimiz birbirimize benziyoruz zaten :)

  3. 4astrea dedi ki:

    Geleneksel olarak nice yıllara diye başlamak lazım^^
    Daha nice web loging (oldu mu bu? )
    Bu ilk yorumum olabilir, belki de değildir hatırlayamadım şuan ama ben buralara uğruyorum yahu, neden yorum yazmamışım acep?
    Kore-japon blog kavramında kültür açığını doldurduğuın için çok teşekkür ederiz^^

    • 희망 dedi ki:

      Teşekkürler, daha nice ‘we blogging’ daha iyi oldu galiba :)
      Yorum çok önemli değil, ben de genelde az yorum yaptığım için anlayabiliyorum.
      Kültür açığını doldurabilir miyim bilmem ama okuyanları memnun edebiliyorsam mutlu olurum :)

  4. bunusevdim dedi ki:

    Veeee 목요일씨 perşembeyi çaldığını itiraf eder :)
    Ama ben de itiraf etmeliyim ki kediyi görünce koptum. Sevimli kedi mi o? Neyse ben bir şey demiyorum hahah
    Yaa 1 yıl geçmiş bile, sanki dün gibi… Ne desem klasik olacak. Umarım bu blogda daha güzel günlerin olur.

    • 희망 dedi ki:

      Peki tamam itiraf ediyorum perşembeyi ben çaldım, ama bunu önceden tasarlamamıştım ki, her şey birdenbire gelişti :)
      Ayrıca o kedi gerçekten de çok sevimli, onun için başka bir sıfat bulamam, tamam tamam istediğini söyleyebilirsin, bugün izin veriyorum :)
      1 yıl olduğuna ben de inanamıyorum, ne kadar çabuk geçmiş. Teşekkür ederim, bu blog senin sayende açıldı, umarım bloglarımızda hep birlikte çok daha güzel günlerimiz olur :)

  5. dib dedi ki:

    nice nice yıllara süprizli konulara… baya baya bu hafta ne hakkında yazacak acaba diye bakar oldum mesela ben :)

    • 희망 dedi ki:

      Teşekkürler, ne hakkında yazacağım bazen benim için de beklenmedik olabiliyor :) Ayrıca, senin blog(lar)ınla karşılaşmak da bir sürprizdi :)

      • dib dedi ki:

        benim bi süprizim yok, hatta ‘sevgili günlük’ diye başlamama az kaldı bile denebilir :)

  6. kimbapsushi dedi ki:

    Çok teşekkür ederim. Böyle iyi bir yazara gerekli motivasyonu sağladıysak ne mutlu. Şu ara bütün ‘uzak doğucu’ arkadaşların bloglarıyla beraber burayı da ihmal etmişim ama ben toplu olarak okuyorum, kimse okumasa da-ki eminim çok okunuyordur- buralardayım yani. Bu arada yıldönümü yazında bile bilgilendirmekten geri durmamışsın dostum, blog kelimesinin nereden geldiğini de öğrenmiş olduk.
    1 yıl çok çabuk geçmiş. Hep beraber bloglaya bloglaya yaşlaniciiz sanırım. Tebrikler:)

    • 희망 dedi ki:

      Motivasyon için ben teşekkür ederim, okuyor olduğunu duymak sevindirici.
      Zaman çabuk geçiyor, bloglaya bloglaya ne kadar gideceğiz bakalım :)

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s