Japon ve Kore Kâğıdı

Japon’un Kore’nin kâğıdı da farklı oluyormuş, olmamasını da beklemezdik zaten. Esasında kâğıt her yerde kâğıt, yapım yöntemi belli, ama burada bahsettiğim modern teknolojik yöntemlerle yapılanları değil, geleneksel yöntemlerle yapılmaya devam edilenleri. Bu iş için Doğu Asya’da yetişen özel bir tür ağaç kullanılıyor. Lif yapısı güçlü olan bir tür dut ağacı ve kâğıt dutu (paper mulberry) olarak adlandırılıyor. Peki aynı ağaç kullanılıyorsa Japon ve Kore kâğıtlarının da aynı olması gerekmez mi, neden ikisini ayrı şeylermiş gibi adlandıralım ki? Ağaçlar arasında ufak tefek bölgesel farklar oluyor tabi, biraz da yapım yöntemleri değişiyor, kullanım alanları farklı oluyor vs., e bir de Japonya ve Kore’nin ‘hayır, biz diğerinden farklıyız’ kompleksi de eklenince ikisinin farklı olarak incelenmesi durumu ortaya çıkıyor.

Japon kâğıdına washi (和紙) deniyor ve diğer kâğıtlara göre biraz daha sert oluyor. Esas olarak geleneksel sanatlarda kullanılıyor, yani pek öyle üzerine gündelik yazı yazmak için kullanılan bir şey değil. Ama kitapları saklamak ve korumak için kap olarak da kullanılabiliyor. Bu kâğıdın yapılma yönteminde normal kâğıda göre daha az kimyasal işin içine giriyor ve özellikle yapım süreci kış aylarına denk getiriliyor. Böylece liflerin dağılmasına neden olan bakteriler engellenmiş oluyor. Bu da kâğıdın ömrünü oldukça uzatıyor. Giysiden mobilyaya değişik yerlerde kullanılmasına rağmen sanırım en ünlü kullanım alanı origami. Sert ve biçim alabilen yapısı nedeniyle origamide normal kâğıtlarla yapılamayacak şeylerin washi ile yapılması mümkün oluyor. Aşağıdaki iki resim de Japon kâğıdı ile yapılmış nesneler. Soldaki bir akabeko (赤べこ) yani kırmızı inek. Dış kaplaması washi ile yapılmış. Kırmızı inek mi olurmuş demeyin, mesele Japonya olunca ineğin kırmızısı da oluyor işte. Sağdaki de bildiğimiz origami tekniğiyle yapılmış geometrik şekiller.

Kore kâğıdı ise hanji (한지) olarak adlandırılıyor. Yapım sürecinde Japonya’dakine göre biraz daha farklı bir yöntem kullanılıyormuş. Bu yöntem liflerin daha kuvvetli kalmasını sağladığı için kâğıtların bin yıl kadar bozulmadan dayanabileceği söyleniyor. Üzerine yazı yazmak için üretilenleri olduğu gibi iki boyutlu ve üç boyutlu sanatta da kullanılıyor. Fakat buradaki üç boyutlu sanat, daha çok maket yapımına yönelik bir durum olarak ortaya çıkıyor. Origamiye benzer bir amaçla pek değerlendirilmiyor. Ayrıca Japonya’dakinden farklı olarak kapı, pencere ve yer kaplaması olarak da karşımıza çıkabiliyor. Bu, eskiden soğuktan korunmak için bir yöntemmiş, artık kâğıtla nasıl soğuktan korunulur orasını bilemiyorum. Aşağıdaki nesneler de Kore kâğıdı ile yapılmış. Değişik renklerde, kocaman gözlü, ifadesiz bakışlı iri civcivler (ya da kuşlar?). Ne kadar da sevimliler (demeyeceğim tabii ki :) ).

Zamanın birinde ben de bu Kore kâğıtlarından yapılma bir defter satın almıştım. Normal olarak diğerlerine göre pahalıydı tabi, ama nasıl bir şey olduğunu merak ettiğim için bir Kore kâğıdı defterim olsun istedim. O deftere ne yazacağımı hiç düşünmemiştim gerçi. Bir yıl kadar zaman geçti ve ben daha o defterin kabını kıyıp da açamadım, öylece duruyor. Şimdi, değişik bir kâğıt olduğuna göre üzerine sıradan olmayan özel bir şeyler yazmak gerek. İyi de bir Kore kâğıdının üzerine yazılmayı hak edebilecek özel şeyler ne ola ki? Bilemiyorum, bir gün böyle bir şey aklıma gelirse kabını açıp yazarım, yoksa sadece dışarıdan seyrederim, öylece kalsın.

Reklamlar
Bu yazı Kategorisiz içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

9 Responses to Japon ve Kore Kâğıdı

  1. seyhan yılmaz dedi ki:

    Kore kağıdından yapılma defteri nerden buldun? merak etmedim değil yani :D

  2. makinosev dedi ki:

    yine çok güzel bir yazı, deftere blogdaki yazılarını geçir, 1000 yıl sonrada bulan okusun :D zihn-i sinir fikrim nassıl? :D o kuşlar şirin bu arada :D :D :D

    • 희망 dedi ki:

      Bin yıl sonra mı? yok canım daha neler :) O deftere içimden geldiği zaman yazacağım, bunun nasıl olacağını ben de merak ediyorum. Ayrıca, o kuşlar aslında bence de sevimli ama ben söylemeye korkuyorum, sonra zor durumda kalıyorum, o kelimeyi söyleyemem :)

      • makinosev dedi ki:

        Bu gidişle torunlarına kalır o defter benden demesi :D :D …. o kuşlar cidden sevimli ama bu aramızda kalacak,tamam, şimdi seni zor duruma sokmayalım :)

  3. diaboloviolette dedi ki:

    Kuşları sevimli bulduğunuzu kimseye söylemeyeceğim, söz :P

    Ama defter torunlara kalmasın, iki satır yazamadan, ne olduğunu deneyemeden gitmesin bence :)

    Keyifli bir yazı olmuş, eline sağlık..

    • 희망 dedi ki:

      Teşekkür ederim, aslında ben de yazmak istiyorum deftere ama kıyamıyorum ki, yazmaya değecek şeyin aklıma geleceği günü bekliyorum, bir gün gelir herhalde bilmem ki :)
      (Bu arada kuşları sevimli bulduğumu sen söylemezsin ama duymaması gereken biri bir duyarsa olacakları düşünemiyorum :) )

  4. bunusevdim dedi ki:

    Ben bu oyunu bozarım, hieyt!
    목요일씨, yani ortalığı karıştırdığına değdi mi sorarım sana. Bir de insanları da örgütlemişsin durduk yere. Cık cık cık hiç yakıştıramadım. Şirin baykuşlar bahane yani. Maksat ortada :)

    • 희망 dedi ki:

      Bak, duydu geldi işte, ben başıma geleceği biliyorum :) Hayır, senin yüzünden rahat rahat kuşlara sevimli diyemiyorum 눈물씨, sonra da milleti örgütlemişsin diyorsun, hayret bişey yani cık cık cık :)
      Maksat ortada evet, amacıma ulaştım hahha.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s