Japon Sevgisi ve Okina Otomodachi

‘Güneş’in Kökeni’ (日本) anlamına gelen topraklarda yaşayanlar, bu ifadeyi にっぽん (Nippon) ya da にほん (Nihon) olarak söylerler. Bu, aslında kendi kendilerine verdikleri bir isim değildir. Bir miktar batıda yaşayan komşuları, Güneş’in doğduğu yöndeki topraklarda yaşamaları nedeniyle onların bulunduğu yerlere bu ismi uygun görmüşlerdir. Daha uzak batıda yaşayan birisi yakın batıdaki komşularını ziyaret ettiğinde, doğudaki bu yerin ismini başka bir şekilde telaffuz etmişti. Marco Polo, doğuda ‘Cipangu’ isminde bir adanın varlığından söz edildiğini kayda geçirmişti. 15.yy’da batıya doğru ilerleyen Avrupalı denizciler öncelikle Cipangu’ya ulaşma hayaliyle yola çıkmışlardı. Tabii ki oraya ulaşamayacaklardı. Batılılar için bu uzaktaki gizemli ülke her zaman hayalgücü ile birlikte düşünülecek ve orada gerçekliğin farklı bir türünün yaşandığı fikri giderek biçim değiştirerek de olsa günümüze kadar devam edecekti. İsmi ise yalnızca küçük değişikliklere maruz kalacaktı; Jipango, Japan, Japon ya da Japonya.

Zaman geçtikçe, doğudaki bu ülkeyle ilgili bilgiler yavaş yavaş artmaya başladı. Fakat, bu bilgilerin azlığı ve farklılığı, doğuya yönelik özel ilgi alanlarının oluşmasına yol açtı. Japonya ile ilgili her şeye ilgi duyan ve sevgi besleyen kişi ve grupların ortaya çıkması kaçınılmazdı. Bunun ilk örnekleri ise 18. ve 19. yy’da Avrupa’ya Japonya’dan getirilen doğal ve sanatsal nesnelere ilgi duyan insanlar tarafından oluşturuldu. 20.yy’ın başlarında Japonya ütopik bir yer olarak görülmeye başlandı. Aslında bunun nedeni, Japonya ve Almanya’nın hemen hemen aynı zamanlarda ekonomik yükselişe geçmeleriydi. Avrupa’da Almanya potansiyel düşman olarak görülürken, Japonya uzaktaki iyi ülkeydi. Tabii ki İkinci Dünya Savaşıyla birlikte bu akımda bir sönüm meydana geldi. Ancak 80’li yıllarla birlikte özellikle Japon çizgi filmlerinin batıya ihracı, yeni nesil üzerinde yeniden olumlu bir Japonya imgesi oluşmasına yol açacaktı. Aslında bu son akım, Japonya’nın kendi içindeki dinamiklerinin dışarıya taşmasından kaynaklanıyordu.

80’li yıllarda Japonya’da yeni bir akım doğmaya başlamıştı. Anime ve manga sektörünün patlamasıyla birlikte bu ürünlere bağımlılık derecesinde ilgi duyan ‘Otaku’ (おたく)’ların ortaya çıkması gecikmemişti. Kendine has özellikleri olan ve iç piyasada çok başarılı olan yapımların dışarıya ihracıyla da yabancı ülkelerde de otaku akımının yayılmaya başlaması Japonya’ya bakışı başlangıçtaki haline dönüştürmeye yetecekti. Otaku’ların çoğunluğu tahmin edileceği üzere gençlerden oluşmaktaydı. Ancak yıllar ilerledikçe anime ve manga sektörü kendini geliştirmeye devam etti ve bu ürünlere ilgi duyan otakular için hala çekiciliğini koruyabilen özelliklere sahipti.

Yaşları ilerlemiş olan eski otaku’lar artık başka bir şekilde adlandırılmaya başlanmışlardı; ‘Okina Otomodachi’ (大きなお友達) ya da büyük arkadaş. Tabi bu hepsi için geçerli değildi. Eski otaku’lar ilerleyen yıllarda büyükler için yapılan anime ve mangalara terfi edip Japonya’nın diğer özelliklerini de keşfederek tutkularını devam ettirdiler. Ancak bu terim sadece yaşı ilerlemiş ve çocuklar için yapılan anime ve mangaları takip eden eski otaku’lar için saklı tutuldu; okina otomodachi. Ya da içindeki çocuğu kaybetmek istemeyenler için de denilebilir belki. Bir otaku’nun, okina otomodachi’ye dönüşüp dönüşmeyeceğini belirleyen şey bu sanırım.

Bu yazı Kategorisiz içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s