Xiangqi – Çin Satrancı

Yaz aylarında, akşam vakti yaklaştığında Beijing sokaklarının en dikkat çekici özelliklerinden birisi de caddelerdeki dükkânların önlerinde ufak bir masa etrafında toplanmış ve hararetli bağrışmalarla heyecanlı tavırlar sergileyen orta yaşlı ve yaşlı adamların varlığıdır. Bu ufak masaların üzerinde çizgiler çizilidir ve yuvarlak oyun taşlarının ileri geri hareketleriyle seyircileri heyecanlandıran bir oyuna sahne görevi görürler. Seyirciler etraftan geçen yabancılara ilgisizce baktıktan sonra, eğer yanlarına gelmişlerse oyunu bildiklerini varsayıp oyundaki hamlelerle ilgili yorumlar yaparlar. Bir buçuk yıl önce böyle bir manzarayla karşılaştığımda durumun ne olduğuyla ilgili bir fikrim yoktu, ama sonradan bu tutkunun adının Xiangqi (象棋 – şiangçi) olduğunu öğrendim. Merak ettiğim bu oyunu oynayabilmek umuduyla da kendime ucuz bir Xiangqi takımı almıştım. Fakat oyunun kurallarını bilen kimseyle karşılaşmadığım için henüz bir kez bile oynama fırsatım olmadı.

Xiangqi esasen satranca benzeyen bir oyun, fakat kuralları biraz farklı. İki ordu arasındaki savaşı temsil ediyor ve kelime anlamı da ‘temsili satranç’ ya da ‘fil satrancı’ anlamlarına geliyor. Oyunun kökenleri tam olarak bilinemese de MÖ 4.yy’da bu oyunun oynandığına ilişkin kayıtlar var.

Xiangqi tahtası 9 enine ve 10 boyuna çizgiden oluşuyor, ancak taşlar satrançtakinin aksine karelerin içine değil, çizgilerin kesişim noktalarına konularak oynanıyor. Tahtanın merkezinde dikey çizgilerin olmadığı yatay bir koridor bulunuyor ve bu, iki rakip bölgeyi ayıran bir nehiri temsil ediyor. Oyun satrançtaki gibi, bir oyuncu diğer oyuncunun generalini yediğinde bitiyor. Toplam yedi farklı taş var ve bunların hareket kabiliyetleri şöyle;

General

General, sadece yatay veya dikey yönde bir birim hareket edebiliyor ve oyun tahtasında çarpı işaretiyle gösterilen sarayı terk edemiyor. Bunun tek istisnası ise ‘uçan general’ hamlesi. Bu ise iki rakip generalin aynı hat üzerinde aralarında başka hiçbir taş olmaksızın karşılaşması ve birinin diğerini yemesiyle sonuçlanıyor.

Koruma

İki adet koruma bulunuyor ve bunlar sadece çapraz yönde ve bir birim hareket edebiliyorlar. Ayrıca sarayı terk edemiyorlar. Dolayısıyla oyun tahtası üzerinde sadece beş noktada bulunabiliyorlar. Esas görevleri generali korumak.

Fil

İki adet fil bulunuyor ve sadece çapraz yönde ve iki birim hareket edebiliyorlar. Diğer taşların üzerinden atlama yapamıyorlar. Ayrıca nehrin karşı yakasına geçmelerine de izin yok. Dolayısıyla sadece savunma görevi görüyorlar.

At

Yine iki tane at bulunuyor ve bir birim yatay ya da dikey yönde gittikten sonra bir birim çapraz hareket edebiliyor. Fakat satrançtakinin aksine burada at, diğer taşların üzerinden atlama yapamıyor. Dolayısıyla bu oyunda atların hareketini bloke etmek mümkün olabiliyor.

At Arabası

İki tane at arabası oyuna tahtanın köşelerinde konumlanarak başlıyor ve yatay ya da dikey yönde istediği kadar birim hareket edebilme kabiliyetine sahip. Fakat diğer taşların üzerinden atlama yapamıyor. Satrançtaki kaleye benzer özellikler gösteren bu taş, oyundaki en güçlü parça olarak görülüyor.

Top

İki adet top, oyuna askerlerin arkasında konumlanarak başlıyor. At arabasına benzer şekilde yatay ya da dikey yönde istediği kadar birim hareket edebiliyor. Ayrıca rakip bir taşı yeme hamlesi yaptığında sadece bir tane taşın üzerinden atlama hakkına sahip. İki top birlikte kullanıldığında rakip generali tehdit etmek daha kolaylaşabiliyor.

Asker

Toplam beş adet asker bulunuyor ve nehrin bir sıra gerisinde konumlanarak oyuna başlıyorlar. İleri yönde bir birim ilerleyebiliyorlar. Ancak nehrin karşı tarafına geçtikten sonra yatay yönde bir birim ilerleme yeteneği de kazanıyorlar. Geri yönde gitme hakları yok.

Aslında kurallar oldukça basit. Tabi oyunda bazı özel taktikler de var, ama başlangıç aşamasında tıpkı satranç gibi çokça oynayarak öğrenilebilecek bir oyun. Belki bir gün oynama fırsatım olur, kim bilir.

Reklamlar
Bu yazı Kategorisiz içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Xiangqi – Çin Satrancı için 2 cevap

  1. akustikhuzunler dedi ki:

    hahah bu yazıyı okuyunca kocaman gülümsemeden edemedim. ben ortaokul yada lisedeyken (tam hatırlayamadım) abimle birlikte kağıttan bu tahtayı yapıp oynamışlığım var, şimdilerde silik bir anı .. eminim ki bir daha o günlerin tadını bulamayacağım , bir gün bir yerlerde karşılaşırsak oynayalım ve eski günleri yad edelim ^^

    • 희망 dedi ki:

      Ben de oynarım diye aldım ama bir türlü oynama fırsatım olmadı daha. Esasında kendime karşı satranç oynamışlığım da vardır ama bu öyle olmuyor. Belki bir gün oynarız kim bilir :)

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s