İnka Khipu

Günümüzdeki elektronik ve bilgisayar temelli bilgi teknolojilerinin temelinde ikili kodlama yatar. Yani, sadece iki alternatif durumda bulunabilen bir sistemin hangi durumda olduğunun seçilmesi, tüm bu karmaşık teknolojiyi ortaya çıkartır. Örneğin bir sinyal açık veya kapalı olabilir (lamba düğmesindeki gibi), pozitif veya negatif olabilir (elektrik akımındaki gibi) ya da 1 veya 0 olabilir (bilgisayar kodlamasındaki gibi). Bu basit temel, elektronik ortamlarda kaydettiğimiz bilgilerimizin kaynağıdır. Peki bu, zamanımızın teknolojisine özgü bir keşif mi? Hayır. Bundan yaklaşık 500 yıldan daha az zaman öncesine kadar bu tür bir sistemi kullanan bir topluluk vardı.

Kolomb-öncesi Güney Amerika’nın yerli halklarından olan İnkalar, iplerin üzerine attıkları düğümlerle, benzer bir sistem geliştirmişlerdi. İnkaların kendi dili olan Runa Simi (Quechua)’deki adlandırılmasıyla Khipu (düğüm ya da düğümlemek), ikili kodlamayı temel alan bir iletişim sistemine karşılık geliyordu. İnkalar, günümüzde Peru ve çevresine karşılık gelen bölgede yaşamış ve en parlak dönemlerini 15. yy’da görmüş Tawantinsuyu (Dört Çeyrek Toprakları) isimli bir devlet kurmuşlardı. Bu devlet, Kolomb-öncesi Amerika’da kurulan en büyük imparatorluktu, ancak bu dönemlere ilişkin o bölgeye ait hiçbir yazılı kayıt bulunmamaktadır. Çünkü Tawantinsuyu’nun yazılı(!) iletişim sistemi khipu idi ve bunları yazıp okuyanlara da khipukamayuq denirdi.

Bir khipu, esas gövdeyi oluşturan kalın bir ana iplik ve ondan çıkan ince iplikçiklerden oluşurdu. Bu ince iplikçiklerden de ikincil başka iplikçikler çıkardı. Bu ince iplerin üzerilerinde değişik sayılarda ve şekillerde düğümler bulunurdu. Ayrıca kalın ana iplik, değişik biçimlerde örülmüş ve değişik renklerde olan ipliklerden meydana gelirdi. Bazı durumlarda ana ipliğin üst kısmında, diğer ince iplerin tersi yönde uzanan üst iplikler de bulunabilirdi.

Peki, bütün bu düğümlenmiş ipler ne anlama geliyordu? Başlangıçta bunlar belleğe yardımcı araçlar (mnemonics) olarak yorumlanmışlardı. Tıpkı parmağa bağlanan iplikler gibi. Kişi parmağındaki ipliği gördüğünde, o iplikle ilişkilendirmiş olduğu ve belleğinde tuttuğu bilgiyi hatırlar. Ya da tespih gibi. Kişi, tespih taneleriyle belleğinde tuttuğu bilgi birimlerini ilişkilendirebilir. Fakat, bunların ortak noktası, ip ya da tespihle ilişkilendirilmiş bilgilerin yalnızca bu ilişkilendirmeyi yapan kişi tarafından bilinebilir olmasıdır. Herhangi başka birisinin o ipi görmesi, onun için bir anlam ifade etmeyecektir. İşte khipu’ların da başlangıçta bu şekilde bireysel bellek yardımcıları oldukları ve evrensel bir anlam taşımadıkları düşünülmüştü.

Sonrasında yapılan incelemeler, khipu’ların başka bir amaçla kullanıldıkları sonucunu ortaya çıkarmıştı. Bu düğümlü ipler, bellek yardımcısı basit araçlar değil, hesaplama yapmaya yarayan matematiksel araçlardı. Buna göre aslında iplerin üzerlerindeki düğümler, sayıları gösteriyordu. İpin en altındaki düğümler birler basamağını, onun üstündekiler onlar basamağını, daha üsttekiler yüzler basamağını vs. Sekiz biçimli düğüm 1 sayısını gösterirken, farklı sayıda katlılık içeren uzun düğümler de 2’den 9’a kadar olan sayıları gösteriyordu. İpin üst kısımlarında yer alan tek düğümlerin sayısı da onlar ya da yüzler basamağındaki değeri gösteriyordu.

Daha sonraları yapılan araştırmalar, aslında khipu’ların tahmin edilenden daha da fazla bilgi içerdiklerini ortaya çıkardı. Bunlar sadece rakamları göstermeye yarayan nesneler değildi, tam olarak bir yazı sistemine karşılık geliyorlardı. Bu yazı, Dünya üzerinde şimdiye kadar bulunmuş olan tüm yazı sistemlerinden farklı bir özellik gösteriyordu; çünkü iki boyutlu değil üç boyutlu bir ortamda üretiliyordu.

Peki bu yazının harfleri nerede? Khipu’ların oluşturulması sırasında, çeşitli yerlerde iki olasılıktan birinin seçilmesi gereken durumlar ortaya çıkar. Örneğin ipin pamuktan ya da yünden yapılması seçimi, ipin dönüş ve örülme yönü, düğümün esas ipe eklenme yönü, düğümün kendisinin düğümlenme yönü vs. Bu şekilde toplam 6 tane ikili seçim yapılabilir. Ayrıca, iplerin örülebileceği en azından 24 farklı renk vardır. Bu durumda olası farklı bilgi birimlerinin sayısı (2^6)x24=1536 tanedir. İşte bu birimlerin her biri farklı anlam içeren bir sembole karşılık gelir. Burada kullanılan bilgi birimlerinin toplam sayısı, sayıları 1000 ile 1500 arasında olan Sümer çivi yazısı sembollerinden daha fazladır. Ayrıca sayıları yaklaşık 600 ile 800 arasında olan Mısır ve Maya hiyeroglif sembollerinin yaklaşık iki katıdır. Tabii, günümüzde bu düğümleri okuyabilen kimse kalmadığı için buradaki bilgi birimlerinin tam olarak ne anlama geldiklerini bilemiyoruz. Zamanımıza ulaşan khipu’ların sayısının kısıtlı olduğu da düşünüldüğünde, belki de bu yazının çözümü hiçbir zaman gerçekleşmeyecek.

Dünyanın başka bir yerinde başka bir zamanda, eski Çin’de yaklaşık 4000 küsür yıl önce ise insanlar, iplere attıkları düğümlerle başka bir şey geliştirme yoluna girmişlerdi. Bu düğümlenmiş ipler, zamanla Değişimler Kitabındaki* sembollere dönüşmüş ve en sonunda da halen kullanılmakta olan resimyazıya ulaşılmıştı.
Bu arada, Güney Kore bayrağının dört köşesinde yer alan çizgisel semboller de Değişimler Kitabındaki temel sembollerden dördüne karşılık gelir.

Günümüzde de ipliklerin üzerinde değil ama insanların hayallerinde atılan düğümlerle ilgilenen bir alan var. Düğüm Teorisi (Knot Theory), matematiğin (ya da daha özel olarak topolojinin) bir alt dalıdır ve birbirine eşdeğer olmayan düğümlerin sınıflandırılması problemiyle uğraşır ki bu halihazırda henüz çözülememiş bir problemdir.

İkili kodlamanın günümüzdeki kullanımı bilgisayarları üretti, düğümlerin Çindeki kullanımı resimyazıyı üretti, peki bu ikisinin birleşiminin İnkalardaki kullanımı neyi üretecekti? Bunu hiçbir zaman bilemeyeceğiz. Çünkü Francisco Pizarro ve ‘conquistador’lar, tanrıları ve kralları adına bu gelişimin önüne set çekmeyi tercih etmişlerdi. Oysa eski bir Çin atasözü der ki; ‘Niye birbirimizi öldürüyoruz ki, biraz beklesek zaten kendiliğimizden öleceğiz’.

*Değişimler Kitabı, eski bir Çin klasik metnidir ve Konfüçyüs (孔丘 Kǒng Qiū) öğretisindeki dört kitap ve beş klasikten birine karşılık gelir.

Bu yazı Kategorisiz içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

İnka Khipu için 5 cevap

  1. kendisi dedi ki:

    Çok güzel ve bilgilendirici bir yazı olmuş. Özellikle de Düğüm Teorisi ilgimi çekti. Önümüzdeki dönem Topolojiye Giriş dersini alacağım sonra daha da araştırabilirim, çok zevkli bir konuya benziyor.

    Değişimler Kitabını da araştırdım ama uzun yazıları bilgisayar ekranından okumayı sevmem o nedenle bu konuda yazılmış bir kitap almaya karar verdim. “I- Ching / Alıştırma Kitabı” yazılmış Türkçe kaynaklardan beğenilen bir tanesiymiş. Yakın gelecekte okumak gerek :)

    Kore bayrağıyla ilgili de nette bir siteye rastladım, geçmişten günümüze değişen bayrak ve sembollerin anlamlarından bahsetmiş. Siz zaten biliyorsunuzdur bunları :) Benim için de okuması, öğrenmesi güzel oldu. Hep Kore’nin sinema ve magazin tarafıyla ilgilenen biri olarak öğrendiklerim bana farklı bir tat verdi :D

    • 희망 dedi ki:

      Topolojiye yeni başlayanlar, çok soyut bulduklarından olsa gerek, pek bu alanı sevmezler, ama güzellikleri daha ileri aşamalarda ortaya çıkan bir dal. Düğüm Teorisi gerçekten de eğlencelidir, kesinlikle öneririm.
      Evet, Kore bayrağındaki sembollerin anlamları; Hava, Su, Toprak ve Ateş. Bu çizgisel sembollerin değişik varyasyonları ile, Değişimler Kitabındaki farklı anlamlara gelen diğer semboller üretiliyor.
      Ayrıca, yazdıklarından çok mutlu oldum. İnsanlara yeni bilgilerin kapılarını aralamak beni memnun eder :)

      • hikaruivy dedi ki:

        Değişim kitabını ben de duymuştum. Eski medeniyetlerin bize ulaşan bilgelik kaynaklarındandır. Ama çoğu kez geleceğe bakıp kehanette bulunmak üzere kullanılıyor günümüzde sanırım…

        Kore bayrağının dört köşesindeki sembollerin dört ana elementi simgelemesi de ne hoş bir olaydır! Aklıma hemen “avatar the last airbender”ı getiriyor :)

        Yine çok güzel bir yazı olmuş, ellerinize sağlık ^^

      • 희망 dedi ki:

        Değişimler kitabı, daha çok tarihsel bir metin olarak görülmeli. Esas değeri, düğümlerle resimyazı arasındaki geçiş aşamasını oluşturuyor olması. Günümüzden bakıldığında çok anlam ifade etmemesi normal.
        Kore bayrağı ise evrensel sembollere gönderim yapması açısından nadir bir örnek. Genelde bayraklar, dini, milli, felsefi ideolojilere ait ya da bölgeye atfedilen özelliklere ait sembolleri içerir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s