Lee Young Ae (이영애), Erik Ağacındaki Cesur Aşk ve Budizm

Üç yıldan daha az kadar zaman önce, Lee Young Ae (이영애 – i yong e)’nin Asya’daki popülaritesinin olağanüstü boyutlarda olduğunu öğrendiğimde ve bundan zerre kadar haberim olmadığını düşündüğümde, tuhaf bir his içimi kaplamıştı. Dünya’nın bizim için pek de yuvarlak olmadığını galiba o zaman fark ettim. Elbette daha önce de Asya’ya ilgim vardı, ancak bir şeyin derinliklerine inmeden ona ilgi duyduğunuzu iddia edemezsiniz. Yüzümüzü bir tarafa dönmüştük ve bizim dünyamız orada gördüklerimizden ibaretti. Onun dışında başka bir yer yoktu. Oysa Doğu’da bambaşka şeyler olmaktaydı.

Lee Young Ae - 이영애 - 李英愛

Lee Young Ae - 이영애 - 李英愛

Bir yerlerde, Lee Young Ae’nin küçüklüğünde kendi isminden hiç hoşlanmadığını ve bunun yerine, kendisine başka bir isimle hitap edilmesini istediğini okumuştum. Kendisine 나리 (nari) denilmesini istiyordu ki bu Korece’de zambak çiçeğinin ismidir.

나리 - zambak

나리 - zambak

Peki kendi isminden neden hoşlanmıyordu? Kendi ismi ne anlama geliyordu ki?

Bilindiği gibi Korelilerin isimleri yazılırken önce soyadı sonra adı yazılır. Dolayısıyla buradaki ilk sembol de soyadını gösteriyor;
이 : Bu sembol soyadı olduğu için konumuzla ilgili değil, ama yine de ne anlama geldiğini araştırabiliriz. Bu ifade Korece’de ‘bu’ anlamına gelmektedir. Ayrıca Kore’de kullanılan Çin kökenli sayılar içinde de ‘iki’ sayısına karşılık gelir (Daha başka anlamları da var ama bu kadarı yeterli). Ortada bir tuhaflık olduğu buradan belli zaten. ‘Bu’ ya da ‘iki’ diye soyadı mı olur? Olmaz tabii. Kore’deki soy isimlerinin tamamına yakını Çin kökenli kelimelerden kaynaklanır. Dolayısıyla doğrudan çeviri yapmak pek doğru değil.

Gelelim ismi oluşturan sembollere;
영 : Sözlükte bu ifadenin karşılığına bakarsanız ‘sıfır’ veya ‘hiç yok’ anlamlarına geldiğini görürsünüz. Peki diğer sembol?
애 : Bu ifade de ‘çocuk’ ya da ‘uçurum’ gibi çok farklı anlamlara gelebiliyor.
Yani ikisi birleşince;
영애 : ‘sıfır çocuk’ ya da ‘olmayan uçurum’ vs. Nasıl yani? Bu bir isim mi?

Ortada bir tuhaflık var değil mi? Evet, var. Çünkü cevabı yanlış yerde arıyoruz. Aynı ismin한자 (hanca) yazılışı bize çok farklı şeyler söyleyecek.

Çince karakterleri öğrenmeye başladıktan bir süre sonra, yukarıdaki yazıyı okuyabildiğimi fark ettim. Bakalım ne yazıyormuş;
李 : Daha önce de belirttiğim gibi Kore’deki soy isimlerinin kaynağı Çince kelimelerdir ve bu da onlardan biri. Bu soyisim Çin’de de kullanılır ve diye okunur. Ancak bu sembolün Çincede başka bir anlamı daha vardır; erik ya da erik ağacı. Üstteki sembol ağaç, alttaki ise çocuk anlamlarına gelir. Ağacın altındaki çocuk ve çocukların en sevdiği ağaç olarak da erik ağacı.

英 : Bu karakter ise ‘cesur’ ya da ‘kahraman’ anlamlarına gelmektedir. Alttaki sembol olgun bir adamı, onun üstündeki geniş bir boşluğu ve en üstteki de bitkiyi simgeler. Yani, bitkilerle çevrili geniş bir alanda, ormanda tek başına bulunan bir adam cesur bir adam olmalı.

愛 : Bu sembol de ‘aşk’ ve ‘sevgi’ anlamlarına gelir. En üstteki nefes almak, ortadaki kalp ve en alttaki de ince, hoş davranışı gösterir. Yani, kalbin nefes almasını sağlayan ve nazik davranışa ilham veren şey; aşk. Çin’de bu karakterin basitleştirilmiş hali kullanılır ve kalp ve ince davranış yerine el ele tutuşma simgesi vardır.

Bu durumda ismin anlamı;
英愛 : ‘cesur aşk’ ya da ‘kahramanca sevgi’. Evet, biraz daha anlamlı, ancak yine de bize fazla bir şey ifade etmiyor sanırım. Bunun nedeni de cevabın hala başka bir yerde olmasında.

Bu kavram, Budizm’deki sevgi kavramlarından bir tanesidir. Her ne kadar günümüzde Korelilerin büyük çoğunluğu, herhangi bir dine aidiyet belirtmeseler de tarihsel ve kültürel nedenlerden dolayı, ülkede Budizm derin etkilere sahiptir. Dolayısıyla 이 ailesi de kızlarına verdikleri isimde bunu yansıtmışlar. Budizme göre dört çeşit sevgi vardır. Bunlar;
1-Gündelik Sevgi (Everyday Love)
2-Kahramanca Sevgi (Heroic Love)
3-Aydınlanmış Sevgi (Enlightened Love)
4-Buda Tipi Sevgi (The Buddha’s Kind of Love)
olarak sıralanabilir. Konumuz olan ‘kahramanca (ya da dikkate değer, olağanüstü, sıradışı) sevgi’ kavramı da kişinin kendini sevdiklerine adaması ya da sevdikleri için kendini feda etmesi anlamlarını içerir.

Lee Young Ae (이영애) küçüklüğünde bunu çok anlamlı bulmamış olacak ki, kendisine en sevdiği çiçeğin ismi ile yani 나리 (nari) diye seslenilmesini istemişti.

Bu yazı Kategorisiz içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Lee Young Ae (이영애), Erik Ağacındaki Cesur Aşk ve Budizm için 10 cevap

  1. bunusevdim dedi ki:

    Senden bir yazı istesem ve o konuyu yazsan inan bu kadar memnun olamazdım. Amanın, sen her gün yaz mümkünse hahahh. İşime gelince böyle de yağ çekerim işte.
    Şaka maka, Lee Young-ae’nin isminin anlamının cesur sevgi olduğunu bilmiyordum, ilginçmiş. Sevmemesi çok garip değil bence, ismini sevmeyen çok çocuk var. Kendileri tarafından seçilmediği için bir isyan olması anlaşılır

    • 희망 dedi ki:

      Beğenmene sevindim. Hergün yazmayı ben de isterim tabii, ama maalesef vakit yok. Yine de yağ için teşekkürler :)
      Evet, dediğin gibi kendi seçmedikleri bir şeyi sevmemeleri anlaşılır. Ancak, bildiğim kadarıyla Kore’de bu çok daha yaygın bir durum. Çocukların bir gerçek isimleri, bir de kendi seçtikleri takma isimleri oluyormuş. Bazen, arkadaşlar birbirlerinin gerçek isimlerini bilmeyebiliyorlarmış.

      • bunusevdim dedi ki:

        Hım, internet arkadaşları gibi yani. Aslında o kişi hakkında herkesten daha çok şey biliyorsun belki ama gerçek adını bilmiyorsun. Komik. Her iki durum da.

      • 희망 dedi ki:

        Evet, ben de aynı şeyi düşünmüştüm. Ama, isim çok da önemli değil aslında. İnsanların, paylaştıkları bir şeylerin olması daha anlamlı bence.

  2. kimbapsushi dedi ki:

    çok güzel ve özenli bir yazı, eline sağlık:)
    yazıda ilgimi çeken başka bir şey oldu benim. bizim alfabemiz onlarınkinin yanında ne kadar sönük kalıyor farkettiniz mi? adamlar resimli sembollerle uzun uzadıya açıklayabiliyorken, bizim “a” hakkında verebileceğimiz hiç bir bilgi yok. baksanıza bir isimden koca bir yazı çıkabiliyor.
    bunları görünce uzak doğuyu takdir ediyorum ve bir kez daha seviyorum. ucu iyaginin dediği gibi o kadar zaman yüzümüzü batıya dönmekle çok şey kaçırmışız^^

    • 희망 dedi ki:

      Teşekkür ederim :)
      Evet, senin de söylediğin gibi bizim kullandığımız alfabe, seslerin geometrik şekillerle gösterilmesinden ibarettir. Oysa Çin karakterlerinde, çizilen her çizginin belirli bir anlamı vardır. Önceleri bana çok karmaşık gelirdi ve nasıl anlayabildiklerine şaşırırdım. Ancak, işin içine girdikten sonra ortada mantıksal bir düzenin olduğunu gördüm. Bu tür, karmaşık görünüp de içinden düzenli yapılar çıkan şeyler beni çok heyecanlandırır. Çünkü, doğanın kendisi de tam olarak böyledir.

      • hayaldefteri dedi ki:

        Korece hakkında yazdığın her bir cümleye hayran kalıyorum. paylaşım için çok teşekkürler. O şekillerin altında yatan neler varmış meğer. Uzakdoğuda japonca olsun çince olsun korece olsun, alfabesi şekillerden oluşan dillere küçüklüğümden beri hayran kalmışımdır. yine koreceyi az biraz anlamaya başladım. ama çince ve japonca koreceye göre çok karmaşık geliyor bana. ikisini birden iyi bilen biri olarak oralara gitmeyi çok isterdim. Sen bu konuda çok şanslısın :) :)

      • 희망 dedi ki:

        Çince ve Japonca başlangıçta karmaşık görünüyor evet. Ama şekilleri ve anlamlarını öğrenmeye başlayınca eğlenceli oluyor. Etrafındaki tüm gazete, dergi ve kitapların bu şekillerle yazıldığı bir yere gitmek ilginç oluyor. Bir keresinde bankta yanıma yaşlı bir amca oturup elindeki kitabı açıp karakterleri sesli bir şekilde okumaya başlamıştı :) Bu yazının bir avantajı da duyduğunu anlamasan bile gördüğünü anlayabiliyor olman.

  3. hayaldefteri dedi ki:

    Tamamen katılıyorum sana :) Korece yazılan şekilleri okuyabiliyorum ama duyduklarımı hiç anlamıyorum :) dizilerde filan aklımda tutmaya çalışıyorum olmuyo.:D Dil bi hobi benim için dillere karşı bi zaafım var ama hala ana dilim gibi bildiğim bi dil yok bi ingilizce işte onu da herkes biliyor zaten. :D

  4. Asya dedi ki:

    Bloğunuzu az önce keşfettim. Hakkımda kısmına baktım ve içimdeki heyecanlı çocuk coştu :) Hakikaten hislerimi ve “ilgilerimi” tarif edecek olsam – ve becerebilecek olsam bunu- sizin gibi yazardım.Bloğu takibe aldım ve adet olduğu üzere en eski yazıdan okumaya başladım.İnşallah bir kitap gibi sayfa sayfa ilerlemek istiyorum. Lee Young Ae ‘nin yeri de apayrıdır benim için. Belki de o yüzden bu kadar heyecanlandım. Ergenlikte düşünürdüm “herhalde kızım olsa ismini Jang Geum ” koyarım diye :D Karakter harikaydı,gerçek bir idol. Neyse,çok gevezelik ettim. Sevgiler.Ve bu yazı için çok teşekkürler. :)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s