우주 이야기 – ucu iyagi

Ucu İyagi ya da kendi dilinde yazılışıyla우주 이야기, Korece olup Evrenin Hikayesi anlamına gelmektedir.

Evren nedir peki? Etrafımızı algılamaya başladığımızdan beri içerisinde bulunduğumuz ‘şey’. İşte bu şey, belirli kurallar çerçevesinde işler. Doğa yasaları adı verilen bu kuralların zamanla olan ilişkileri ve evreni nasıl yönettikleriyle ilgili bilgilerimizde önemli aşamalar elde edilmiş durumda, henüz tam olarak açıklayamıyor olsak da. Ancak bu doğa yasalarının kökenlerini ve anlamlarını belki de hiçbir zaman bilemeyeceğiz.

İçinde bulunduğumuz bu ‘şey’, çok büyük ölçeklerde, bilebildiğimiz kadarıyla, ipliksi bir yapı sergiler. Bu ipliksi yapıların temel bileşenleri de devasa boyutlardaki galaksi kümelerinden meydana gelir. Bu galaksi kümeleri de ışık saçmayan gaz ve toz bulutlarının yanı sıra milyarlarca yıldızın bir arada bulunduğu oluşumlar olan galaksilerden oluşur. Yıldızlar ise gaz ve toz bulutlarını sıkıştıran doğa yasalarıyla onlara karşı koymaya çalışan diğer doğa yasalarının hassas bir dengesinin sonucudur. Bu yıldızlar da oluşumları sırasında etraflarında kaya ve gaz topakları meydana gelmesine neden olurlar.

İşte evrenin ücra köşelerinden birinde bulunan, Samanyolu isimli galaksinin kollarının birinin dışa yakın bir kısmındaki Güneş isimli bir yıldızın etrafında yer alan kaya toplarından birinin üzerinde varlık bulan baskın türün üyeleri, zamanın birinde algıladıkları evrenin kaydını tutmaya başladılar. (Zamanın ne olduğu sorusuna burada hiç girmeyelim isterseniz.)

Bundan yaklaşık 6000 yıl öncesinde Sümer ülkesinde insanlar sadece konuşmakla kalmayıp yazmaya başladılar. Düşüncelerinin ve konuşmalarının yok olmasını engellemek ve başka zamanlara ve insanlara da aktarabilmek isteğiyle. Bu ilk kayıtlar pişmiş kil tabletler üzerinde çivi yazısı kullanılarak yapıldı. Daha öncesinde taşlara da kayıt tutmuştu insanlar, ama seri biçimdeki yazı üretimi ilk olarak kil tabletlerle başlar. Daha sonrasında parşömen ve kâğıt kullanılarak insanlık kesintisiz bir bilgi akışına doğru ilerledi.

Geçmiş zamanın kayıtlarını zamana karşı dirençleri sayesinde öğrenebiliyoruz. Belki daha da önce tutulmuş kayıtları yaşadığımız zamana ulaşamadıkları için kaybettik. Günümüzde ise elektronik ve manyetik ortamlarda saklanan yazılarımız var. Peki, bu kayıtlarımız geleceğe ulaşabilecek mi? Geleceğin teknolojisi bizim tuttuğumuz kayıtları okuyabilecek mi? Bütün bu kayıtları kâğıtlara aktarmak da çözüm olamaz gibi görünüyor. Bir papiraliz* salgınının olmayacağını kim bilebilir ki?

Buradaki yazılar, evrendeki olayların yazar tarafından algılandığı biçimleriyle kayıtlarının tutulmaları amacıyla yazılacak. Mutlaka başkalarının okuması için değil, evrenin kendi kaydını kendisinin tutabildiğinin bir göstergesi olarak da.

Ayrıca, burada yazmak konusunda bana ilham veren, kendilerinin bundan haberi olmasa da, blog yazarları bunusevdim ve kimbapsushi’ye teşekkürlerimi sunmak istiyorum.

*papiraliz için bkz. Stanislaw Lem, Küvette Bulunan Günce (Pamietnik Znaleziony w Wannie – Memoirs Found in a Bathtub)

Bu yazı Kategorisiz içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

우주 이야기 – ucu iyagi için 6 cevap

  1. kimbapsushi dedi ki:

    hoşgeldin öncelikle ve çok teşekkür ederim. böyle şeyleri duyunca o kadar mutlu oluyorum ki, birilerine farketmeden de olsa ilham vermediğini duymak çok güzel bir his, kendimi bir şey zannettiriyor:)
    blogun çok güzel görünüyor, çok şey öğreneceğiz belli ucu iyagi. evrene nasıl miraslar bırakacaksın merak ediyorum.
    görüşmek üzere o halde.

  2. ucuiyagi dedi ki:

    Doğrusu blog yazmak gibi bir fikrim hiç yoktu. Senin bloğunla da ‘Welcome to Dongmakgol’ sayesinde karşılaştım. İnceledim, sevdim ve bazı şeylerin kayıtlarını tutmanın zamanı geldi diye düşündüm. Tekrar teşekkürler.

  3. bunusevdim dedi ki:

    Tüh, yine kim’cim benden önce davrandı :)
    Ucu İyagi isimli bir blogu wordpress ana sayfamda ziyaretçi gönderenlerin altında görür görmez hemen senin olduğunu anladım. Ben okurumu blog ismi seçişinden tanırım, hahahah.
    Şaka bir yana bekliyordum bir blog açmanı. Senden pek çok şey öğrenmeyi umuyorum ona göre.
    Bu arada istek parça yapabiliyor muyuz? :)

    • ucuiyagi dedi ki:

      Evet doğru, benim 희망. Senin bloğu inceleyince dayanamadım ben de bir tane açtım :) Umarım beklentilerinizi karşılarım. Tabii ki istek kabul ediyorum :) Elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışırım.

  4. Lee dedi ki:

    Ucuiyagi blog alemine hoşgeldin :)
    Yeni gördüm burayı. Açılan her Uzakdoğu blogu benim için bir hazine gibi. Böyle görünce feci seviniyorum. Kalıcı olman dileğiyle, bol bol yazman umuduyla :)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s