Asya’nın Pirinci, Keki, Ddokboggisi

Asya’nın belki de en belirgin etkiye sahip kültürel nesnesi pirinçtir, sadece yiyecek anlamında değil, yaşam biçimleri, alışkanlıklar, gelenekler üzerinde de derin etkilere sahiptir. Tabii aynı zamanda Dünyanın diğer bölgelerinin aksine burada pirinç, buğdaydan önce gelen en temel besin maddesidir. ‘Erişte ve Ramen’le ilgili yazımda pirinç eriştelerinden bahsetmiştim, onun devamı olarak yine pirinçten yapılan, sadece birkaç kez deneme şansı bulduğum fakat tekrar yemek istediğim iki yiyecekten daha bahsetmek istiyorum. Ama önce pirincin kendisinden biraz söz edelim. Esasında birçok değişik türü olmasına rağmen en çok bilinen pirinç türü tabii ki beyaz pirinç, doğrudan pişirilerek yenmesinin yanı sıra değişik içeceklerin yapımında da kullanılabiliyor. Ayrıca bilindiği gibi pirinç, tarlalarda su havuzları oluşturularak yetiştirilen bir bitki ve pirinç tarımına yönelik süreç hassas ve ciddiyet gerektiren aşamalar içeriyor. İşte bu sürecin Asya kültürünün en temel özelliklerinin oluşmasında katkısı olduğu söyleniyor. Pirinç tarımı, ortak çalışma gerektiren bir uğraş ve bunun tarih boyunca grup uyumu ve bireysel çekişmeleri engelleme gibi özellikleri teşvik ettiği iddia ediliyor.

Pirinç Doğu Asya’ya özgü bir şey değil tabii ki, biz de pilav yapıp yiyoruz sonuçta, fazla işlenmeden doğrudan pişirildiği için yaygın olması normal. Fakat yine de pişirme yöntemleri arasında farklar var. Mesela bizim bildiğimiz pilavı çubuklarla yemek pek kolay değildir, çünkü pişirirken yağ kullanılır ve bu da pirinç tanelerinin birbirinden ayrık durmasına neden olur. Oysa Asya tarzı pilav buharda pişirilerek yapılır ve taneler birbirine yapışık olur, bu da çubukla yemeyi kolaylaştırır (her ne kadar genelde kaşık kullanılsa da). Benim de ilk kez yemek çubuğu kullanmam bu tür pilavla olmuştu, beceremeyeceğimi düşünmüştüm ama pek zorlanmamıştım.

Pirincin Asya’daki temel konumu, isimlendirilmesinde de kendini gösteriyor aslında. Bizde geleneksel olarak ekmek, yemekle bağdaştırılır, Asya’da ise bu durum pirinç için geçerli. Örneğin Korece’de 밥 (bap) hem pilav hem de yemek anlamlarına geliyor. Japonca’da da aynı durum ‘gohan’ kelimesi için var. Tabii böyle olunca da pilav dışındaki yemeklerin tümü yan yemek olarak sayılıyor. Böyle temel bir şeyin de hızlı ve kolay bir pişirme yöntemi olmalı değil mi? Malumunuz olduğu üzere bu iş için özel olarak üretilmiş pilav makineleri var. Koyuyorsunuz pirinci, takıyorsunuz fişe, yarım saatle bir saat arasında oluyor bitiyor, hem de buharda pişiyor, her eve lazım. Şimdi her şey iyi güzel de bu pirincin bir de kötü özelliği var; içeriğinde hiç A vitamini bulunmuyor. Bu nedenle sadece pirinç bazlı beslenen insanlarda A vitamini eksikliği görülebiliyor, yani ekmeği tam olarak karşıladığı söylenemez. Pirinçten yapılan yiyecekler meselesine gelirsek de, tabii ki bunlardan bir sürü var, mesela pilavın üzerine sebze, yumurta, et koyuyorsunuz, oluyor size bibimbap vs. vs. Ama ben burada Kore’de yapılan iki tanesinden bahsedeceğim; pirinç kekleri ve ddokboggi.

Pirinç kekleri normal bir yemek olmaktan ziyade az kalorili ve az yağlı atıştırmalık kategorisine giriyor. 떡 (ddok ya da tteok) olarak adlandırılan bu atıştırmalıkların birçok değişik çeşidi var. Esas pirinç keki, pirinç ununun doğrudan buharda pişirilmesiyle yapılıyor, ancak bunun yanı sıra fasulye ve susam karıştırılarak daha yapışkan bir hale getirilip yapılanları da var. Benim daha önce yediğim ve sevdiğim 무지개 떡 (mucige ddok) yani gökkuşağı pirinç kekiydi. Kek deyince başka bir çağrışım yapıyor ama bunlar aslında tatsız yiyecekler. Fakat tadı olmasına gerek yok, ben yine de güzel ve doyurucu bulmuştum. Bir de içerisine değişik aromalarda krema gömülmüş olanları vardı ki onlar tatlı bir yiyecek arayanlar için daha güzel olabilir. Pirinç keki Kore’de hemen her kutlama esnasında başroldeki yiyecek olarak kullanılıyor; doğum, evlilik, yılbaşı, tatil günleri vs. Pirinç keki için çeşitli tarifler bulmak mümkün, iki tane örnek şunlar; bir, iki.

떡볶이 (ddokboggi ya da tteokbokki) ise pirinç keklerinin çeşitli soslar ve sebzelerle birlikte pişirilmesiyle yapılan bir yemek. Bu da Kore’de sokak yemekleri arasında en yaygın olanlarından, neredeyse her sokakta rastlamak mümkün ama esas mekânı Seul’deki ddokboggi mahallesi. İlk gördüğümde yemek için biraz tereddüt etmiştim ama yedikten sonra çok beğenmiştim, fakat maalesef sadece bir kez tadabildim. Bunun da tabi değişik biçimleri var, özellikle pirinç keki, balık keki, sebzeler ve yumurtanın sosla kaynatılarak yapılanı en popülerleri arasında. Ayrıca sos kullanmadan pirinç keklerinin sebzeler ve etle pişirilmesiyle yapılan biçimleri de mevcut. Değişik ddokboggi tariflerinden birkaç tanesi; bir, iki, üç.

Şimdi ben pirinç keki ve ddokboggi yemek istiyorum ama buralarda bunları bulmak pek mümkün değil. Bu durumda tarifleri önüme alıp yapmaktan başka çare görünmüyor. Gerçi yapması pek kolay şeyler gibi de durmuyor ama ne yapsam ki acaba?

Bu yazı Kategorisiz içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Asya’nın Pirinci, Keki, Ddokboggisi için 16 cevap

  1. kendisi dedi ki:

    Ah bu yazıyı çok sevdim! Neden mi? Çünkü yemeğin ana maddesi olan 떡’un evde yapılabilir kolaylıkta bir şey olduğunu bilmiyordum. Günün birinde odamdan çıkıp dünyaya açıldığımda gitmeyi başarabilirsem Eyüp’teki Smart Market’tan (http://www.smartmarket.com.tr/) hazır alacaktım. Pirinç unu almam gerekiyor bu durumda da ama temin etmesi daha kolay bir şey en azından :) Türkiye’de genellikle bebek mamalarında kullanılıyor, ne ilginç :) Evdeki ekmek yapma makinesi sonunda bir işe yarayacak galiba^^ Kısacası teşekkür ederim bilgilendirici yazın için, ellerine sağlık. Yapmaya kalkarsan da kolay gelsin şimdiden :)

    • 희망 dedi ki:

      Rica ederim :) Pirinç ununun bebek mamaları ve tatlılar dışında pek yaygın olmaması gerçekten de ilginç, Asya’daki kullanım çeşitliliğini görünce insana şaşırtıcı geliyor.
      Smart Marketi duymuştum ama hazır almaktansa evde yapmak daha hesaplı sanırım. Yapma konusunu düşünmeye devam ediyorum :)

  2. dib dedi ki:

    o kadar zor olmayabilir sanki?
    buharda pişirmeyi, sarma pişirme yöntemini ters çevirerek çözmüş idim ben kendimce; büyük tencere içinde küçük tabak üstü büyük tabak.. öğrenci evinde ne gezer buharda pişirici, ekmek makinası falan.. :) gerçi mochiydi benim yaptıklarım, kapatana kadar onları epey bir debelenmiştim, bu düz çubuklar daha kolay olabilir. eni konu yoğurmaya da gerek yok sanki,gluten yok pirincin içinde diye hatırlıyorum,biraz yoğurup kıvamını bulması yeterli olur bence. sonra yemeği hazırlamaksa zor değilmiş gibi.
    çok mu uydurma olur bilemedim, oturduğum yerden yorum yapmak kolay.. :) en kısası asya marketine gidilebiliyorsa dondurulmuşunu almak
    bir de normal pirinç unuyla olur mu ki bu çubuklar? asyadaki pirinçler daha nişastalı, bizdeki ise daha az..

    kolay gelsin :)

    • 희망 dedi ki:

      Aslında ddokbogginin üçüncü tarifi çok zor sayılmaz evet, ben daha çok ilk ikisinden korkmuştum :) Buharda pişirmenin kendine göre yöntemlerini bulmak şart zaten, buharda pişirici her zaman bulunamaz. Yalnız yoğurma meselesi pek öyle değil, aksine pirinç hamuru normal hamura göre biraz daha sert oluyor, hem de sıcakken yoğurmak gerektiği için biraz zorluyor. Ayrıca evet, ddoklar normal pirinç unuyla da oluyor, hem de gayet kıvamında, o kısmını yapmak da nispeten kolay aslında, belki devamı da o kadar zor değildir, en iyisi cesaret edip deneyeyim :)

  3. makinosev dedi ki:

    ama o son fotoyu koymayacaktın, evinde olan var(yani bir umut), olmayan var di mi ama!
    ellerine sağlık diyeyim ne diyeyim :)

  4. bunusevdim dedi ki:

    Kendim yapmak gibi bir niyetim hiç olmadı da annemi sürekli rahatsız ediyorum, tarifleri gösterip başının etini yemek suretiyle :)
    Tokbokiye gerek yok şimdilik, balık kekiyle pirinç kekini yapsın yeter. Sen teok yapıyor musun? O hamur haliyle yeniyor mu, yoksa yenmesi için içine başka şeyler de mi katılması gerek ille? Bunu merak ettim.

    • 희망 dedi ki:

      Kendim yapmayı düşünmüştüm aslında ama hazır bayramda fırsatını bulmuşken daha kolay ve etkili yolu seçip anneme yaptırmaya karar verdim :) ‘Nerden buluyorsun böyle şeyleri bilmem ki’ dese de sonuçta yaptı (ben de yardım ettim tabi canım :) ).
      Tteok yapmakta sorun yok aslında, doğrudan hamur haliyle yenebiliyor, başka bir şey katmana gerek yok, bence gayet güzel, tabi tatsız oluyor ama yoğun ve doyurucu bir atıştırmalık. Ayrıca bir kez tteok yaptırırsan, annelerin üçüncü tarifteki tteokbokkiyi yapmaya ikna olmaları da daha kolay oluyor, benden sana ipucu :)

  5. bunusevdim dedi ki:

    Aa süper o zaman, “Ama herkesin annesi yapmış” diye söylerim :) O üçüncü tarifteki tokbokiyi tartıştık biraz da, tarifi okudu, sen bunu hayatta yemezsin dedi :) O yüzden şansımı ilk tok ile denemek istiyorum.

    • 희망 dedi ki:

      İyi o zaman, ilk tteok ile açılışı yap bakalım, belki gerisi de gelir :) En zor kısmı yoğurma aşaması, sıcakken yoğurulduğu için elleri korumak gerekiyor ve hamur biraz sert olduğu için de zorlayabiliyor.

  6. kimbapsushi dedi ki:

    Duyduğuma göre Sony ilk olarak pirinç pişirme makinesi üretmiş ve ürün o zaman pek satmamış. Şimdiyse uzak doğuda zengin, fakir herkesin evinde mevcut, hatta olmazsa olmaz. Keşke bizim tereyağlı pilavımızı da yapmanın böyle kolay bir yolu olaydı :)
    Pirinç kekleri bana çok lezzetli görünüyor ama nedense yersem sevmeyecekmişim gibi hissediyorum. Bibimbap en çok yemek istediğim Kore yemeği bu arada, nedense görünce ağzımın suyu akıyor.
    Bu arada Koreliler pilavı kaşıkla yiyor evet ama Japonlar hashi’yle (çubuk) yemeyi tercih ediyorlar. Bugüne dek kaşıkla yiyenine rastlamadım. Öyle bir farklılık var alışkanlıklarında.

    • 희망 dedi ki:

      O pilav makinalarına çok merak ediyorum, buharda pişmişi bana daha iyiymiş gibi geliyor, ama bizim pilavı yapan makineye de hayır demezdim :)
      Pirinç keki aslında sade bir yiyecek, ama içine tatlı katkılar yapılabiliyor, o zaman belki lezzeti değişebilir. Bibimbap bence de çok iyidir, iki kez yeme fırsatı bulmuştum, soya sosu ve acıyı kendi zevkine göre ayarlarsan yemesi çok güzel oluyor.
      Çubuk ve kaşık konusunda da haklısın, Japonların hiç kaşıkla yediğini görmedim.

  7. dib dedi ki:

    araya girebilir miyim? :)
    en olmadı hamur yoğurma makinasının prensibini ekleseler bence şahane para kazanılır pilav makinasından :) (kavur-karıştır-kavur-kavur-bir yerden su ekle-bekle)

    bir de,koreliler pilavı sanki cacık ettiklerinden -eline ne gelirse karıştırdıklarından- çubukla yenecek yapışkanlığı kalmıyor, japonlarsa lapa gibi yiyiyor, pirinçleri de epey nişastalı olduğu için bi başına dağılmıyor. öte yandan japonlar neredeyse çorbayı bile kaşıklamıyorlar
    tatlı pirinç kekleri ise pek pek güzeldir :)

    pirinç hamurunu,elle yoğurmak yerine, derince kapta sert kaşıkla yuvarmak bende işe yaramıştı..

  8. dib dedi ki:

    …dedim de,niye yolladım ben bunu şimdi diye bi düşündüm… aklınagelenisöylemezseçatlıcak hastalığına tutuldum sanırım.neyse uzatmayayım; saygılar&sevgiler.

    • 희망 dedi ki:

      Japonlar pilavı bizim gibi yapıyor olsalardı muhtemelen o makine çoktan üretilmiş olurdu :)
      Koreliler pilav sadeyken de kaşıkla yemeyi tercih ediyorlar galiba, fakat dediğin gibi fazla bir şey karıştırılmadığı sürece çubukla yenebiliyor aslında.
      İçinden tatlı krema çıkan pirinç kekleri favorimdir. Hamur konusunda da dediğin yöntemi, yapacak olanlara önerebiliriz sanırım :)

      Ama aklına gelenleri söylemezsen biz de farklı bakış açılarından haberdar olamayız :)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s